Nilüfer ERTARAKÇI

Okul öncesi dönemde akran zorbalığı

24 Ocak 2022, Pazartesi

     

Okul öncesi dönem bireyin hayatında kalıcı etkiler oluşturduğu için çok önemlidir. Okul öncesi dönemle ilgili yapılan araştırmalar, bu dönemdeki akran ilişkilerinin, birçok gelişim alanı üzerinde kısa ve uzun süreli etkilerinin olduğunu göstermektedir. .

Akran ilişkilerinde her çocuk aynı oranda kendini ifade etme, ilişkiden güven ve doyum sağlama şansına sahip olamamaktadır ve bu nedenle akran ilişkilerinde bir grup çocuk problem yaşamazken bir grup çocuk ise problem yaşayabilmektedir. Bu durumun farklı nedenleri olabilir. Akran zorbalığı da bu nedenlerden biridir.

Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanması için üç kriter belirlenmiştir. Bu kriterlerden ilki, olumsuz davranışın kasıtlı olması, ikincisi, olumsuz davranışın tekrarlı olması ve üçüncüsü ise olumsuz davranışın uygulandığı kişinin kendini savunmada güçsüz olması yani güç dengesizliğinin söz konusu olmasıdır.

Okul öncesi dönemde zorbalık belirtileri genelde okula gitmek istememe, her sabah karnının ağrıdığını söyleme, uyku bozuklukları, kaygı vb. olabilir. Tabi ki okul öncesi dönemde bu belirtiler bazen kısa süreli olarak görülebilir. Ama çocuk okulda yaşananlarla ilgili konuşmaya başladıysa ya da bu belirtiler süreklilik gösteriyorsa çocuğunuz akran zorbalığı mağduru olabilir.

Okul öncesinde, zorbalıklarla karşılaşan öğretmenin, görmezden gelmemesi ve zamana bırakmaması gerekir. Öğretmenin, zorbalık yapan çocuğun da mağdur çocuğun da anne ve babasıyla işbirliği yapması, sınıf içinde çocukları gözlemlemesi, mağduru bizzat kendisi kabul edici bir tutumla, birlikte oynanan oyunları arttırması gerekir. Kısacası işbirlikçi bir öğretmen ve okul yönetimi olması gerekir. Sınıf içinde, empatiyi anlatan genel oyunlar oynamak, tiyatrolar yapmak, yani bu konuyu dolaylı yoldan eğitimin içine dahil etmek sınıf içi yapılabilecek çalışmalardandır.

Mağdur olan çocuğun anne ve babası da çocuğunun okul dışı arkadaşlar edinmesini sağlayarak, okul dışı etkinlikleri ve ebeveynli etkinlikleri arttırarak, çocuğunun sevdiği aktiviteleri tekrarlayarak, yani çocuğunun rahatlamasını sağlayarak sürece destek olabilir. Anne ve baba olarak dengeyi korumak, çocuğunun okulla ilgili bu mağduriyetini hayatının geneline yayıp, çocuğa genel bir “mağdur” rolü biçmemek, sakin ve dikkatli davranmak oldukça önemlidir.

Zorbalık yapan çocuğun anne ve babası olarak da eğer bu konuda okuldan bir uyarı geldiyse, öğretmenlerle ve okulla görüşüp birlikte neler yapılabileceğine karar vermek, işbirliği yapmak gerekir. Çocukla empati konulu oyunlar oynamak ve ona empati konulu kitaplar okumak zorbalık davranışının ortadan kalkmasında etkili olabilir. Olaya, “bizim çocuk da çok lider ruhlu, herkesi yönetiyor” ya da “bizim çocuk herkesi kırıp geçiriyor, herkes ondan korkuyor” şeklinde bakmamak ve çocuğa da çok yüklenmeden durumla ilgili daha objektif değerlendirmeler yapmak gereklidir.

Yapılan araştırmalara göre okul öncesinde mağdur grubunda olan çocuklar, zorbalık yapan çocuklara göre sonraki hayatlarında bu durumdan daha az etkilenmektedir. Yani zorbalar, eğer durumla ilgili hiç bir şey yapılmazsa, davranışlarını daha çok içselleştirip ileriki hayatlarında sosyal ilişkilerinde daha fazla sorun yaşamaya eğilimli olabilirler. Zorbalık sorunu mümkün olduğunca sakin ve sağlıklı bir şekilde öğretmen-okul idaresi-ebeveyn işbirliğinde, okul ortamında çözülmelidir.