Kaan DİNÇ
kaandinc1998@gmail.com

İKARUS

22 Nisan 2017, Cumartesi

     

Peşinden uzun süre koşturduğumuz bir olayda her türlü olasılık çıkabilir karşımıza. Üzülebiliriz, sevinebiliriz, hayal kırıklığına uğrayabiliriz, daha da çok isteyebiliriz. Buraya kadar her şey normal. Peki ya her şey istediğiniz gibiyken kendi ellerinizle değiştirirseniz olağan durumu?

“Atinalı mimar ve mucit Daidalus (Daedalus) ve oğlu İkarus, Kral Minos'un emriyle bir kuleye kapatılır. Daidalus ve oğlu İkarus, Theseus'un Labyrinthos'da (labirent) yolunu nasıl bulabileceğini Ariadne'ye anlatarak Minotaurus'un öldürülmesine yardım ettikleri için kral tarafından cezalandırılmak istenmiştir. Daidalus, kendisi ve oğlu için bu kulenin penceresinden kaçmaya yarayacak bal mumu ve kuleye ziyaretlerine gelen kuşların tüyleriyle bir çift kanat yapar. Babası; İkarus'a uçarken zevkten kaçınması gerektiği ve uçmanın coşkusuyla güneşe yaklaşmamasını aynı zamanda da denize yakın uçup kanatların nemlenmesini engellemesi gerektiğini söyler. İkarus uçabilme özgürlüğü ile babasını dinlemez ve güneşe fazla yaklaşınca balmumu erir ve Ege Denizi'ne düşerek hayatını kaybeder.”

Aynı topraklarda yaşamış birisinden bire bir gelen örnek.

İkarus pişman olma fırsatını bulamadı. Bulsaydı ne kadar zevk alırsa alsın, ne kadar coşkuyla uçarsa uçsun olması gerekenin dışına çıkmazdı.

İkarus gibi yere çakılmamak için, uçmanın heyecanını doyasıya yaşamak için, paylaşmak için, anlatmak için pişman olun. Evet, pişman olun. Pişmanlığı ikinci kere yaşamamak için şimdi pişman olun.

Sonrasında İkarus gibi çıkın gökyüzüne ama bu sefer kanatlarınızı değil, sizi yere düşüren duyguları atın aşağıya.

Gökyüzü mavidir, ağırlık istemez. Saf olmak lazımdır onun için.