Hüseyin IŞIK
sokeolay@gmail.com

Eskiye özlem

12 Eylül 2016, Pazartesi

     

Bugün çok güzel bir günü, bayramı yaşıyoruz.

Her ne kadar bizler çocukluğumuzdaki bayramların tadını bulamasak da, örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi hatırladığımız bir bayrama daha girdik.

Geçmişteki bayramlar ile günümüz bayramları arasında büyük farklar var.

Eskiden teknoloji bu kadar gelişmemişti.

Cep telefonu yoktu.

Whatsapp yoktu.

Mesaj yoktu.

Çok katlı mağazalar, AVM'ler yoktu.

Turizmciler için uzatılan 9 günlük bayramlar yoktu.

Ne vardı derseniz?

Bayramda gönderilen tebrik kartları vardı.

Bayram günleri gazete emekçilerinin çıkardığı bayram gazeteleri vardı.

Günümüzde insanlar bırakın komşularını ve akrabalarını, birbirlerinin bile yüzünü unuttuğu bir koşuşturmacayı yaşıyor.

Bayramlar yorgun bedenler için, dört gözle gelmesi beklenen tatil günleri oldu.

Oysa eskiden ne güzel yaşanırdı.

Günler öncesinden bayram telaşı başlar,

Evler temizlenir, bayram alışverişi yapılır.

Bayram yemekleri pişirilir, tepsi tepsi tatlılar yapılırdı.

Alınan bayramlıkların heyecanı bayram gününe kadar devam ederdi.

Arefe günü mezarlıklar ziyaret edilir, ölmüşlerin ruhuna dualar okunurdu.

Bayram sabahı önce aile bireyleri bayramlaşır.

Ardından komşuların bayramı kutlanır,

Dedeler, nineler, analar, babalar, amcalar, dayılar, halalar, teyzeler, aranır.

3-4 kuşağın bir arada olduğu çocuklarla dolu evlerde, hasretler giderilirdi.

Tadını unutamadığımız kocaman sofralar kurulurdu.

Günümüzde ise, hiçbir şeyden mutlu olmayan, doyumsuz bir tüketim toplumu haline geldik.

Çocuklar için yapılan bayram alışverişleri onları mutlu etmeye yetmiyor.

Çalışan anne ve babalar ise, uzun bayram tatillerini dinlenme fırsatı olarak görüyor.

Bayram tatilleri turistik gezilere dönüşüyor, büyüklerden uzaklara, otellere gidiliyor.

Şehirler boşalıyor.

Yollar tatil yörelerine akın eden insanlarla dolup taşıyor.

Geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nda bugüne kadar görülmemiş bir izdiham yaşadık.

Yoğunluk nedeniyle Söke Çevre Yolu tarihinde ilk defa tıkandı.

Güzelçamlı'daki Dilek Yarımadası Milli Parkı ilk defa kapılarını kapattı.

Yöre insanı hiç de alışık olmadığı bir trafik yoğunluğu ile karşı karşıya kaldı.

Hem burada yaşayanlar, hem de dışarıdan gelenler için uzun bayram tatili tam bir işkenceye dönüştü.

Bu bayram da pek farklı olacağını sanmıyorum.

Şöyle bir düşününce, "eski bayramların coşkusu yok" diye düşünmeden edemiyor insan.

Belki ben yaşlanıyorum.

Belki de bayramlar çocukken güzeldi.

Eee, ne de olsa yarım asrı geride bıraktık.

Belki de bu nedenle geçmişteki bayramlara özlem duyuyorum,

Ama yine de, hem kendimi hem de sizleri bu bayram gününde, biraz olsun geçmişe götürebildiysem, eski güzel günleri hatırlatabildiysem ne mutlu bana.

Dostluğun, birliğin ve komşuluğun dolu dolu yaşandığı bayramların unutulmaması temennisiyle, bayramınız kutlu olsun.