Deniz Şenli
Psikolojik Danışman

Bu Köşe Mutluluk Köşesi…

13 Haziran 2017, Salı

     

Bu Köşe Mutluluk Köşesi…

Etkili ve engelsiz bir iletişim için en iyi ve etkili ilacın sevgi olduğunu söylesem, kimseyi yanıltmamış olurum herhalde… Yaşınız kaç olursa olsun siz ve çevrenizdekiler, kendinizi yorgun, mutsuz, hatta hasta hissettiğiniz anlarda sevginin ne kadar sihirli bir etkisi olduğunu biliyor ve anımsıyor olmalısınız. Özellikle bireyin gergin, hırçın ve hasta olduğu zamanlarda sevgi veriliyorsa, sakinleşen ya da bu davranıştan etkilenen bireyler bir süre sonra sorunlarını çok rahat çözebilir duruma geliyor. Acaba neden? Çünkü uygun dozda alınan sevgi hızla damarlarımızda ilerliyor ve iyileşme içimizde bir yerlerden başlıyor.

''BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN''

Aslında içimizde sadece sevgi değil başka duygularda beliriyor çoğu zaman... Gerginliğini ya da üzüntülü olduğunu ifade edemeyen çocuğuna güzel bir kahvaltı hazırlayan ya da bir içecek ikram eden, “Seni seviyorum”, “Benim için önemlisin” mesajı veren annenin, kısa bir süre sonra çocuğunun sakinleştiğini, hatta sıkıntısını çözmek için konuşmaya başladığını görmesi, sevginin iletişimi güçlendirdiğinin ve geri döndüğünün güzel bir örneği değil mi?

KÜÇÜK, SAKİN DOKUNUŞLAR

Ya da bazen küçük bir dokunuş değil midir sihirli etkiyi yaratan… İster anne baba ya da çocuk, ister öğretmen ya da öğrenci olun, aranızda iletişim varsa ve iletişimde sevgi hissettiriliyorsa, her şeyin daha kolay çözümlendiğini görecek, küçük, sakin dokunuşların güçlendirici etkisine bir kez daha tanık olacaksınız. Eğer çözülmüyorsa durumlar başka iki nedene bağlanabilir ki bunlar; ya çocuğu kabul edilemez davranışa yönelten dürtü çok güçlüdür ya da karşı tarafla iyi ilişkiler içinde olmadığı için onu umursamıyordur. Sonuç olarak burada "ihtiyaç çatışması" yaşanabilir ki aslında bunun da temelinde sevgi ihtiyacı vardır.

Buradaki en kritik nokta çocuğu öfkesi, gerginliği, üzüntüsü dahil tüm özellikleri ile kabul ederek ona otokontrolünü kazandırmaktır.

O halde dokunarak, söyleyerek, yazarak, çizerek, boyayarak, şarkı söyleyerek, bitki yetiştirerek ya da hayvan besleyerek “sevgi dili”nizi oluşturabilir, hissedebilir ve paylaşabilirsiniz… Okullarda tatil olmuşken çocuklarınızla olan sevgi dilinizi tercümeye gerek kalmadan kullanıp kullanamadığınıza bir bakmanın vakti gelmiştir belki de…

Sevgiyi yürekten yaşamanız, paylaşmanız ve çoğaltmanız dileğiyle…