Takip Et

Ceren AKBAŞ

Aklınıza sahip çıkın

30 Mart 2019, Cumartesi

     

Yaşamımız boyunca ne kadar çok şeyden şüphe ediyoruz. Şüphenin karşıtı körü körüne inançtır. Sağlıklı olan zihin sorgulamalı, araştırmalı, denemelidir. Belirsizliği gidermek için yeniden bakmalı, yeniden denemeli, anlamaya çalışmalıdır. Ancak bunlar her zaman tam olarak şüpheyi gideremez. İşte o zaman sağlıklı düşünceyle sağlıksız düşünce arasındaki ayrım belirginleşir. Sağlıklı düşünce, belli oranda belirsizliği kabullenir; şüpheyle baş eder.

Şüphelere sahip olsak da inanmaya ihtiyaç duyarız. Birilerine, bir şeylere inanmak kendimizi güvende hissettirir. "Arkadaşım gerçekten bana değer veriyor mu?" şeklinde başlayan şüphelerimiz, onu her an sınamaya dönerse, "Beni seviyor mu?" diye biraz heyecanlı bir şüpheyle başlayan aşkınız "Beni aldatıyor mu?" şüphesiyle çekilmez hale gelirse sorun başlar. Hele de birkaç kez şüpheleriniz gerçek çıkmışsa, inanç ve güven kaybı sorunu artırır.

Şüphe duymamak için inanç gerekir. Kendinize, yeteneklerinize, becerilerinize olan inanç kendinizden şüphelenmeyi engeller. Kendinize güven ve inanç, başkalarına inanmayı ve şüphelerden arınmayı kolaylaştırır. İnandığınız kişilere, kurumlara ve değerlere ilişkin şüpheler önemsizleşir. Ancak geçmişte bazı şüpheleriniz gerçek çıkmışsa, bir travmanız oluşmuşsa her şeyi kuşkuyla sorgulamaya başlarsınız.

Şüphe edilmeyecek gerçekler, değerler, olaylar, kişiler birden bir kuşku bulutunun altında kalır. Sorguladıkça şüphenizin geçeceğine, her sorgulama şüphenizi artırmaya başlar. Artan bireysel şüphecilik, sizin yolunuzu paranoyaya, artan toplumsal şüphecilik ise toplumun yolunu komplo teorilerine ve toplumsal gerçekçiliğin yitirildiği bir kaosa sürükler.

PARANOYANIN TEMELİ GÜVENSİZLİK

Tüm şüpheler bir gün paranoyaya dönüşebilir. Paranoyanın tanımı, başkalarının size zarar vereceğine ilişkin gerçekçi olmayan inançtır. Paranoyanın temeli güvensizliktir. Gittikçe ağırlaşan bu durum kişide, birilerinin ona zarar vereceği, kandırıldığı, izlendiği, denetlendiği gibi şüphelere dönüşür.

Çevredeki her şeyi bu şekilde algılamaya başlar. Bütün algılar oraya yönelir, bunları doğrulayacak kanıtlar aranmaya başlar ve savunmaya geçer. Gösterilenler kurgudur, anlatılanlar onu aldatmak için uydurulmuş yalanlardır. Güvensizlik duyduğu dünyayı simgeleyen her şeyi tehdit olarak görür. Tüm ilaçlar onu öldürmek içindir, her üniformalı tehdittir, "Siyah giyinen zarar verebilir." gibi düşünceler belirir. Gittikçe tehlikeyi temsil ettiği her şeye, her yapılana karşı şüphe duyar. Bir süre sonra adeta toplumsal bir paranoya oluşur. Toplumsal paranoyanın da değişmeyen belirtisi, süregelen güvensizliktir. Artık dünya tehdit edici bir yer olarak algılanır ve devamlı savunma haline geçilir.

En ufak şeyler bile, bunu doğrulayan belirtiler olarak algılanmaya başlanır. Toplumsal paranoya "biz" ve "ötekiler" oluşturur. Sonrası "Bizimkiler doğru, ötekilerinki değil." ve "Ötekiler tehlike yaratıyor." şeklinde belirir. Toplumsal paranoya, bireysel özgürlüklerin kısıtlanmasına ve ötekinin yok edilmesi için yapılan yanlışların doğru olarak kabulüne varır.

Hepimiz şüphe ederiz. Hepimizde biraz paranoya vardır. Hastalık sınırını geçmek, yaşamımızı ne kadar etkilediği ve sürecin neresinde olduğumuz kadar şüphelerimizin ne kadar köpürtüldüğü, güvensizlik duygumuzun ne kadar artırıldığıyla bağlantılıdır. Çok bilinen bir duvar yazısı "Paranoid olmanız, takip edilmediğiniz anlamına gelmez" der. Öte yandan, bireylerin kendilerine, yaşadıkları topluma, toplumun kurumlarına ve geleceklerine ilişkin güvensizlik duygusunun hızla arttığı, tüm konuşmaların, haberlerin bu güvensizliği artırmak için yarıştığı bir ülkede de her şeyden şüphe duymak paranoyak olduğunuzu göstermez. Yeter ki sizi paranoyaklaştırmalarına izin vermeyin. 



Yazarın Tüm Yazıları

Eski fotoğraflar ve anılar

18 Ağustos 2020, Salı

Bekle bizi

18 Temmuz 2020, Cumartesi

Sosyal mesafeli "Yaz"

29 Haziran 2020, Pazartesi

Kedi mi? Ben mi?

3 Aralık 2019, Salı

Cahil insanların en belirgin 10 özelliği

5 Kasım 2019, Salı

Her şey.. "Eksik"

30 Temmuz 2019, Salı

Size İyi Gelen Şarkılar Dinleyin

27 Haziran 2019, Perşembe

"Sokak Fotoğraf(çı)ları"

20 Haziran 2019, Perşembe

"Eksik Hayatlar"

11 Haziran 2019, Salı

Sonra... Sonra, masal oluyor

28 Mayıs 2019, Salı

Hasta ruhlar

21 Mayıs 2019, Salı

Kendinin Farkına Varmak

14 Mayıs 2019, Salı

Üsküp'te "Eski Ramazanlar"

7 Mayıs 2019, Salı

Mitoloji dilinde "Aşk"

2 Mayıs 2019, Perşembe

Ben Babamın Kızıyım

26 Nisan 2019, Cuma

İşte böyle "Özlemek"

19 Nisan 2019, Cuma

Stres"siz"siniz

9 Nisan 2019, Salı

"Ayna gibiyim, bakan kendini görür"

3 Nisan 2019, Çarşamba

Aklınıza sahip çıkın

30 Mart 2019, Cumartesi

"Narsist" çocuklar

26 Mart 2019, Salı

İkigai (Varoluş sebebi)

12 Mart 2019, Salı

Kutlu olsun "Kadın" olmak

7 Mart 2019, Perşembe

Müsadenizle!

27 Şubat 2019, Çarşamba

Masal Köyü

23 Şubat 2019, Cumartesi

Bu izler gerçek

18 Şubat 2019, Pazartesi

Özlem Kaybı

13 Şubat 2019, Çarşamba

Simurg (Anka Kuşu) Efsanesi

7 Şubat 2019, Perşembe

Ne güzel bir tadı vardır yaşanmışlıkların

1 Şubat 2019, Cuma

Karar verin! Bu hayat sizin

23 Ocak 2019, Çarşamba

Mavi Gözlü Dev 117 yaşında

17 Ocak 2019, Perşembe

Soğuk hava etkisi

10 Ocak 2019, Perşembe

Yeni Şeyler Söylemek Lazım

5 Ocak 2019, Cumartesi

DOĞRU NEFES ALMAK

28 Aralık 2018, Cuma

Hava soğuktu, unutulanlar çoktu

14 Aralık 2018, Cuma

En değerliye...

7 Aralık 2018, Cuma

Ve insan, yeryüzünün efendisi

30 Kasım 2018, Cuma

Âh mine’l Aşk.. Kalbe düşmüş üç harfli bir imza..

23 Kasım 2018, Cuma

Muhabbet-i Hüzün

16 Kasım 2018, Cuma

Nefes kadar kısa..

9 Kasım 2018, Cuma

Yeterince olmak, "En" gerçek olmak

2 Kasım 2018, Cuma

Kişiden, kişiye değişken kişilik

26 Ekim 2018, Cuma

"İki portakal ye geçer"

19 Ekim 2018, Cuma

Hayat kısa, güzel yaşamak, değer vermek gerek

12 Ekim 2018, Cuma

Sesi, yüzü gider, kokusu kalır

5 Ekim 2018, Cuma

"Güneş-Ana"

30 Eylül 2018, Pazar

Özlemle Anıyoruz

28 Eylül 2018, Cuma

DOLMUŞ GÜNLÜĞÜ

21 Eylül 2018, Cuma

Susarsınız

7 Eylül 2018, Cuma

Dün gitti, Yarın gelmedi; Anı yaşa!

31 Ağustos 2018, Cuma

Öyle Bir ''An''da !

17 Ağustos 2018, Cuma

Her açıdan sosyal medya

10 Ağustos 2018, Cuma

Güneşe gülümseyin bu sabah

3 Ağustos 2018, Cuma

Ne geride kalan, ne de ileride sana sunulacak olan..

27 Temmuz 2018, Cuma

Biraz daha zaman olsa ...

20 Temmuz 2018, Cuma

Empati Sendromu

13 Temmuz 2018, Cuma

Sadece Çocuktum

6 Temmuz 2018, Cuma

Yorduk kendimizi, yorulduk!

29 Haziran 2018, Cuma

Hayaller kurun çocuklar

22 Haziran 2018, Cuma

Hafızalar da anlamlı kalsın diye

13 Haziran 2018, Çarşamba

Bize biraz huzur gerek

9 Haziran 2018, Cumartesi

Unutmayın! "Mutluluk genç tutar insanı"

29 Mayıs 2018, Salı

Teşekkürler Memur Bey..

11 Mayıs 2018, Cuma