Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHEF), aile hekimliği sistemine yeni görevler yüklenmesine yönelik uygulamalara tepki göstererek, sağlık sistemindeki sorunların çözümünün aile hekimlerinin iş yükünü artırmak olmadığını açıkladı. AHEF Genel Başkanı Dr. Taner Balbay'ın yaptığı açıklamada, sağlık sisteminin tüm yükünün aile hekimlerine yüklenmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin en yaygın ve en ulaşılabilir noktası olan aile hekimliğinin, sınırlı sayıda hekimle ülkedeki her iki hekim muayenesinden birini gerçekleştirdiğine dikkat çekilen açıklamada, aile hekimlerinin doğumdan ölüme kadar koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı ve tedavi hizmetlerini büyük özveriyle yürüttüğü belirtildi.
Açıklamada, yıllardır artan bürokratik işlemler, angarya görevler ve bilimsel temeli bulunmayan performans uygulamaları nedeniyle aile hekimlerinin hastalarına yeterli zamanı ayıramadığı ifade edildi.

"Masa başında hazırlanan düzenlemeler çözüm olmuyor"
AHEF, aile hekimliğinde yaşanan sorunların temel nedeninin sahada görev yapan hekimlerin ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan düzenlemeler olduğunu savundu. Açıklamada, günü kurtarmaya yönelik geçici uygulamalar yerine, aile hekimliği sisteminin sahadaki deneyimler doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği kaydedildi.
"Vatandaş ile aile hekimini karşı karşıya getirecek uygulamalar doğru değil"
Son günlerde gündeme gelen, aile hekiminin sevkiyle hastaların randevusuz muayene olabileceğine yönelik açıklamalara da değinilen açıklamada, etkin bir sevk zinciri kurulmadan ve hastanelerdeki randevu sorunu çözülmeden yapılacak düzenlemelerin sağlık sistemine katkı sağlamayacağı ifade edildi.
AHEF, vatandaşların yalnızca hastane randevusu oluşturmak ya da sevk belgesi almak amacıyla Aile Sağlığı Merkezlerine başvurmaması çağrısında bulundu. Aile hekiminin, yalnızca tıbbi değerlendirme sonucunda gerekli gördüğü durumlarda sevk işlemi yapacağı belirtilirken, hekim ile vatandaşı karşı karşıya getirecek uygulamaların sağlıkta şiddet riskini artıracağı ifade edildi.
"Aile hekimleri randevu memuru değildir"
Açıklamada, katkı payı indirimi veya randevusuz muayene olabilmek amacıyla yapılacak sevk taleplerinin hem gereksiz hastane başvurularını artıracağı hem de aile hekimleri üzerinde baskı oluşturacağı belirtildi.
"Aile hekimleri randevu memuru değildir. Destekli sevk uygulamalarının yürütücüsü değildir. Aile hekimleri yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir." ifadelerine yer verilen açıklamada, mevcut performans sisteminin hekimleri çelişkili bir durumla karşı karşıya bıraktığı vurgulandı.
"Hekim hangi kararı verse de cezalandırılıyor"
AHEF, aile hekiminin tıbbi gereklilik olmadığı için sevk yapmaması halinde hasta memnuniyetsizliği nedeniyle performans kaybı yaşadığını, gereksiz sevk yapması halinde ise sevk oranı arttığı gerekçesiyle yine cezalandırıldığını belirterek, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını savundu.
Açıklamanın sonunda Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunan AHEF, bilimsel temeli bulunmayan performans uygulamalarından vazgeçilmesini, aile hekimlerinin iş yükünün azaltılmasını, özlük haklarının iyileştirilmesini, Aile Sağlığı Merkezlerinin personel ve fiziki altyapısının güçlendirilmesini ve koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesini istedi. Sendika, aile hekimliği sistemine yeni yükler getirmek yerine, sahada görev yapan hekimlerin görüşleri doğrultusunda kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı. (HABER MERKEZİ)
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), aile hekimliği sistemine yeni görevler yüklenmesine yönelik uygulamalara tepki göstererek, sağlık sistemindeki sorunların çözümünün aile hekimlerinin iş yükünü artırmak olmadığını açıkladı. AHEF Genel Başkanı Dr. Taner Balbay'ın yaptığı açıklamada, sağlık sisteminin tüm yükünün aile hekimlerine yüklenmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin en yaygın ve en ulaşılabilir noktası olan aile hekimliğinin, sınırlı sayıda hekimle ülkedeki her iki hekim muayenesinden birini gerçekleştirdiğine dikkat çekilen açıklamada, aile hekimlerinin doğumdan ölüme kadar koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı ve tedavi hizmetlerini büyük özveriyle yürüttüğü belirtildi.
Açıklamada, yıllardır artan bürokratik işlemler, angarya görevler ve bilimsel temeli bulunmayan performans uygulamaları nedeniyle aile hekimlerinin hastalarına yeterli zamanı ayıramadığı ifade edildi.

"Masa başında hazırlanan düzenlemeler çözüm olmuyor"
AHEF, aile hekimliğinde yaşanan sorunların temel nedeninin sahada görev yapan hekimlerin ve meslek örgütlerinin görüşleri alınmadan hazırlanan düzenlemeler olduğunu savundu. Açıklamada, günü kurtarmaya yönelik geçici uygulamalar yerine, aile hekimliği sisteminin sahadaki deneyimler doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği kaydedildi.
"Vatandaş ile aile hekimini karşı karşıya getirecek uygulamalar doğru değil"
Son günlerde gündeme gelen, aile hekiminin sevkiyle hastaların randevusuz muayene olabileceğine yönelik açıklamalara da değinilen açıklamada, etkin bir sevk zinciri kurulmadan ve hastanelerdeki randevu sorunu çözülmeden yapılacak düzenlemelerin sağlık sistemine katkı sağlamayacağı ifade edildi.
AHEF, vatandaşların yalnızca hastane randevusu oluşturmak ya da sevk belgesi almak amacıyla Aile Sağlığı Merkezlerine başvurmaması çağrısında bulundu. Aile hekiminin, yalnızca tıbbi değerlendirme sonucunda gerekli gördüğü durumlarda sevk işlemi yapacağı belirtilirken, hekim ile vatandaşı karşı karşıya getirecek uygulamaların sağlıkta şiddet riskini artıracağı ifade edildi.
"Aile hekimleri randevu memuru değildir"
Açıklamada, katkı payı indirimi veya randevusuz muayene olabilmek amacıyla yapılacak sevk taleplerinin hem gereksiz hastane başvurularını artıracağı hem de aile hekimleri üzerinde baskı oluşturacağı belirtildi.
"Aile hekimleri randevu memuru değildir. Destekli sevk uygulamalarının yürütücüsü değildir. Aile hekimleri yalnızca tıbbi gereklilik doğrultusunda bağımsız mesleki karar veren hekimlerdir." ifadelerine yer verilen açıklamada, mevcut performans sisteminin hekimleri çelişkili bir durumla karşı karşıya bıraktığı vurgulandı.
"Hekim hangi kararı verse de cezalandırılıyor"
AHEF, aile hekiminin tıbbi gereklilik olmadığı için sevk yapmaması halinde hasta memnuniyetsizliği nedeniyle performans kaybı yaşadığını, gereksiz sevk yapması halinde ise sevk oranı arttığı gerekçesiyle yine cezalandırıldığını belirterek, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını savundu.
Açıklamanın sonunda Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunan Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu, bilimsel temeli bulunmayan performans uygulamalarından vazgeçilmesini, aile hekimlerinin iş yükünün azaltılmasını, özlük haklarının iyileştirilmesini, Aile Sağlığı Merkezlerinin personel ve fiziki altyapısının güçlendirilmesini ve koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmesini istedi. Sendika, aile hekimliği sistemine yeni yükler getirmek yerine, sahada görev yapan hekimlerin görüşleri doğrultusunda kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı. (HABER MERKEZİ)