“Sütteki fiyat artışı ile birlikte yemin artması moral bozucu”

3 Aralık 2021, Cuma 19:00

     


ÖRKOOP Başkanı Ünal Önal, tvDEN'de Gazeteci Emin Aydın'ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın'la Baş Başa" programının konuğu oldu. Çiğ süt fiyatlarının artırılmasını değerlendiren Önal, “Sütteki fiyat artışı ile birlikte yemin artması moral bozucu” dedi.

Önal, “Bizim yaptığımız hesaplarımızda üreticilerimiz zarar ediyordu. Özellikle son 3 aydır bizim problemlerimiz, çiftçinin problemleri özellikle yem ve girdi fiyatlarının çok artmaya başlamasıydı. 2018 başından beri durdurulamayan bir yem fiyatları var. Bu yıl içinde de özellikle 2021 Ocak ile bugün arasına baktığımızda gübre fiyatlarında yaklaşık yüzde üç yüzlere varan bir artış, akaryakıt fiyatlarında yüzde altmışa varan bir artış, yem fiyatlarında yüzde altmışları bulan bir artış var. Bunlar tabi ki üreten çiftçilerimize mutlak maliyet olarak yansıyor ve ceplerinden para olarak çıkıyor maliyetler. En son sütün 4,70 rakamı Pazartesi günü akşam saatlerinde açıklandı. Bu bizim beklentimiz doğrultusunda hemen hemen yaptığımız hesaba uyan bir hesaptı. Biz hiçbir zaman üreticimizin özellikle aldığı çuval yemde hazır yemde 1 kilo süt ile en az 1 kilo 200 gram yem alması üzerine hesap kuruyoruz. Sütün bu 4,70 rakamı çok olumlu oldu. Zam pazartesi oldu ama geçen 3-4 günde tekrar yem fiyatlarında artış başladı. Bizim çiftçimiz şimdi birden bire sevinmişken tekrar yem fiyatlarında artış olması moral bozucu oldu. Bakanlığımız da üreticinin yanında olduğunu gösterdi bu kararla. Artan döviz girdileri bu zamı kaçınılmaz kılıyordu. Biz 2-3 ay geç kaldık ama sonuçta 4.70 gibi bir rakam oluştu” dedi.

 

“HERKES KENDİNCE HESAP EDİP MALİYETLERİNİN ARTTIĞINI SÖYLÜYOR”

 

Önal, “Biz 54 liraya tereyağı satıyorduk. Yüzde 47 zam oldu, süt maliyeti direkt maliyet olduğu için şimdi 75-80 liraya satacağız. Aynı 50 liraya sattığımız tulum peyniri de 75-80 liraya satacağız. Birçok büyük perakende mağazalarda 100-110 lira. 1 litre sütün fiyatı 13 ile 15 lira arasında değişir marketlerde. Koronavirüs sürecinden önce 2 kat gibiydi. Örneğin 2 liraysa süt rafta 4 liraydı. Herkes kendince hesap edip maliyetlerinin arttığını söylüyor. Hiçbir perakende mağazasında 12 liradan aşağıya alamazsınız. Bizim gibi kooperatifler ülkemizde büyütülse, bizim gibi kooperatifler direkt çiftçiden aldığı sütü, tarımsal ürünleri getirse tüketiciye bizzat kendi mağazalarında, kendi satış noktalarında buluştursalar çok daha ucuz maliyet yapabilir. Çiftçilerimizi biz önce ikiye ayıralım. Bir tanesi kendi tarlasında arazisinde kendi kurulu ahırında ailesiyle beraber veya bir bakıcı yardımıyla bu süt üretimini yapan çiftçiler. Bir tanesi de özellikle 2010 yılında başlayıp 2010 yılından sonra devletimizin verdiği 7 yıl vadeli ilk 2 yıl ödemesi kredi kullanan sütçülük ve hayvancılık yapmamış ailelerin çocukları. Bizim çiftçimiz yoncasını samanını buğdayını arpasını kendi ekiyor hayvanının önüne kendi koyuyor. Akaryakıt maliyeti traktörüyle çalışıyor her gün. Biz bunların asıl maliyetlerini hesap ederken gübreyi bile çok saymıyoruz. Gübre yüzde 20-30 artsaydı çok da göze çarpmazdı. Gübreyi üreticimiz bir defa kullanıyor tarlasında ama şimdi yüzde üç yüzlere varan bir rakam. 200 liralık gübre 600 lira olunca tabi ki üretici ben artık gübre kullanmayacağım, tarlamdan 500 kilo olacağına 300 kilo olsun der ve diyor da şu anda. Çünkü bunlar ekstra maliyetler çiftçimizin cebinden çıkan paralar” ifadesini kullandı.

“EN BÜYÜK SORUN PLANLAMA EKSİKLİĞİ”

Önal, “Tarımın hayvancılığın hepsinin temelindeki en büyük sorun planlama eksikliği. Birçok ürünü ülkemiz dışarıdan dövizle almak zorunda kalıyor soya gibi. Halbuki ülkemizde farklı iklimlerde farklı topraklarda o kadar güzel bir yapı var ki. Çok bölgelerde üreticilerimiz soya yetiştirmeyi denedi fakat para kazanamadılar. Böyle olduğumuz zaman biz bu döviz kurlarının altında yem fiyatları olarak çiftçimizi ezdirmeyiz. Burada bir devlet desteği gerekiyor, devletimizin bir öngörüsü ve planlaması, insanlara teşviki gerekiyor. Örneğin 2021 yılında ne kadar soya dışarıdan almışız bunu üreticilere ektirip diktirmesi gerekir bu ve bunun gibi birçok tarımsal üründe bitkide. Bizim ülkemizde maalesef gelip geçici sorunlar yapılıyor. Bir çuval yemin şu an 230-235 lira bulduğunu gördük, çok büyük para. Biz kooperatifçi olarak mutlaka yetkiler, destekler verilmesini, büyütülmesini istiyoruz. Çünkü kooperatifleri devletimiz büyütürse biz çiftçimizi büyütebiliriz. Bölgemizde kırsaldan şehre göçüş var. Artık çiftçi aileleri çiftçi çocukları maalesef bu işleri yapmıyor. Çiftçiliğin az gelir getirdiğini düşünüyorlar. Kooperatifler çiftçilere en yakın kurumlar. Ben şu an 4100 kişinin abartısız söylüyorum 3600’ünü tanıyorumdur. Köylerdeki üreticilerimi birebir tanırım. Hangisinin bu işi büyütebileceğini biliyorum. Ben çiftçimize hayvan almak istiyorum, işini büyütmesini istiyorum. Çiftçimizin çocuğunu ÖRKOOP’a çağırıp 10 tane hayvan alıp sen köyünde kal hayvanlara bak buradan gelir elde et demek istiyorum. Bunda bizim gibi kooperatiflere görev verilirse mutlaka yaparız. Ben ülkemizin bu gibi sorunları aşmada en büyük etkenlerden birinin kooperatiflik ve kooperatifçilik olacağını düşünüyorum” dedi.

“BU YIL ÇOK BAŞARILI BİR İNCİR İŞİ YAPTIK”

Önal, “Kooperatifler küçük zihniyetlerle yönetilmemeli. Gelişime ve değişime her zaman açık olmalı. Ben de kooperatifimde hayvancılığın bazen zor durumlara girdiğini görüyorum. Eskiden bir mahallemizde 190-200 arası üretici varken şu an 50-55 üretici kaldı. Bir bakıyorum başka bir mahalleye 90-95 üretici varken şimdi 30-35 kalmış. Yavaş yavaş süt hayvancılığından küçükler büyüklere yerini devretti. Örneğin Pamukören’de bir üreticimiz 3,5 ton süt veriyor. Skiden biz Pamukören’den 200-250 kişiden 5 ton süt toplardık. 200 üyemin verdiği sütü artık 1 üretici yapıyor. Bölgemizde şu an 10-15 ton yapan üreticiler var. Yavaş yavaş artık bizim sektör büyüğe kaydı. Büyük zengin çiftçiler bu işi yapmaya başladı. Maalesef küçük çiftçiler, köylerimizde yaşayan köylülerimiz bu işi yapamaz duruma geliyor. En kötüsünü hesap ettiğimizde bu çiftçiler yok olduğunda kooperatife ihtiyaç kalmaz. O yüzden kooperatif ve bizim gibi kooperatifler farklı alanlarda da faaliyet göstermeli. Kooperatifimizde 40 ton civarında bir imalat oluyor ayran yoğurt peynir ve tereyağı üretimi yapıyor. Yeni bir tesis ihtiyacımız var daha fazla üretim yapabilmemiz için ve sermayeye de ihtiyacımız var. Bu işler de bir risk. Önce pazarı bulmak daha sonra bu işleri yapmak benim öngörüm. Bu yıl çok başarılı bir incir işi yaptık. Paketlediğimiz incirleri kendi marketlerimizde satmaya başladık. Aynı şekilde zeytin, zeytinyağı, tahin, pekmez, sucuk, bal ve benzeri ürünlerde çalışmalarımız oldu. Bunlar bizim bölgemizde az çok yetişen ürünler. Marketimizi kooperatifimizde yapılan peynirleri insanlar gelsin alsın diye yaptık. Yan tarafına kahvaltı salonumuzu oluşturduk merkezimizdeki yere. Geldiklerinde bir tadına baksınlar diye orası da büyütüldü şimdi. Bazı günler gidiyorum önde girecek yer yok. Kooperatifimizin ürünleri beğeniliyor seviliyor ve tüketici tarafından takdir ediliyoruz. Bizim büyük mağazaların esiri olmamamız için mutlaka markalaşmaya gitmemiz, markamızı genişletmemiz özellikle de market ağımızı genişletmemiz gerekiyor.

“200 KİŞİYE YAKIN ÇALIŞTIRIYORUZ AMA ASGARİ ÜCRET 5000 LİRA OLSUN”

Önal, “Biz süt 4,70 olduğu gün bir yandan sevinen bir yandan karamsar olandık. Çiftçim için çok sevindim, biz bu fiyatları çiftçimize ne yapıp ne edip 20-30 kuruş nakliye masrafımızı kesip ödeyeceğiz fakat acaba bu ürünler satılabilecek mi? Birçok sanayicinin elinde şu an stoklarında peynir, yoğurt, ayran ve benzeri olduğunu biliyoruz. Burada da ülkemizin artık sabit gelirli olan insanlarımızın gelirlerinin arttırılması gerekiyor. Bu gelirler artmazsa, asgari ücret 2850 lira bu sabit gelirli tüketici bu süt ve süt ürünlerini 80 liradan tereyağını, 90 liradan peyniri alamaz. Biz de 200 kişiye yakın çalıştırıyoruz ama asgari ücret 5000 lira olsun. Olmalı ki piyasada hareket olsun. Çünkü her şey aldı başını gitti. Döviz kurları derken en çok da sabit geliri olan insanlar şu an mağdur durumda. Asgari ücret 5000 lira olsun. Bunun bir an önce olması gerekiyor. Bizim işlerimiz de ticaretimiz de bu alışverişimiz de hızlanmalı” dedi. (ELİF DUMANOGLU) 







 
Son Eklenen Haberler