Düzenlemeler
2026-02-26 10:42:00
Avukat Tuğçe Eryalçın Uyardı: Her Linke Tıklamayın
Ramazan ayı yaklaşırken “yardım” adı altında gönderilen sahte linklerle yapılan dolandırıcılık vakaları artıyor. Aydın’da serbest avukat olarak görev yapan Tuğçe Eryalçın, bu yöntemlerin Türk Ceza Kanunu’na göre nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini belirterek vatandaşları hem hukuki süreç hem de önleyici tedbirler konusunda uyardı.
“BU SUÇ NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK”
Ramazan yardımı bahanesiyle gönderilen sahte linklerin hukuki niteliğine değinen Eryalçın, bu eylemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında açıkça suç teşkil ettiğini dile getirdi. Eryalçın, söz konusu yöntemin bilişim sistemleri kullanılarak ve dini duygular istismar edilerek işlendiğine dikkat çekerek, bunun nitelikli dolandırıcılık sayıldığını vurguladı.
Eryalçın, “Ramazan yardımı adı altında gönderilen linkler bilişim suçlarının aracı olarak kullanılıyor ve dini inançlar istismar edilerek dolandırıcılık suçu işlenmiş oluyor. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık kapsamına giriyor” dedi.
Normal dolandırıcılık suçunun 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü hatırlatan Eryalçın, nitelikli hallerde alt sınırın yükseldiğini ifade etti.
MAĞDURLAR NE YAPMALI?
Sahte linklere tıklayıp mağdur olanların izlemesi gereken yolu anlatan Eryalçın, hukuki süreçten önce finansal güvenliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Panik anında yapılan hataların kaybı artırabildiğini belirten Eryalçın, ilk adımın bankayla iletişim kurmak olduğunu dile getirdi.
Eryalçın, mağdurların öncelikle banka hesaplarını ve kartlarını kapattırması ya da bloke ettirmesi gerektiğini, ardından suç duyurusunda bulunmasının önemli olduğunu belirterek, siber suçlarla mücadele birimlerine başvurunun süreci hızlandıracağını ifade etti.
“Ne kadar hızlı hareket edilirse hesabı dondurup daha fazla para kaybına engel olmak o kadar kolay olur” diyen Eryalçın, zaman faktörünün kritik olduğunu vurguladı.
SAHTE KAMPANYAYI AYIRT ETMENİN YOLLARI
Vatandaşların gerçek yardım kampanyaları ile dolandırıcılık girişimlerini ayırt edebilmesi için bazı ipuçları olduğunu belirten Eryalçın, izin ve resmiyet vurgusu yaptı. Yardım kampanyalarının valilik veya kaymakamlık izniyle yürütülmesi gerektiğini hatırlatan Eryalçın, link yapısının da önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Eryalçın, resmi kampanyalarda genellikle kurumsal uzantılı internet adresleri kullanıldığını, şahıs adına IBAN talep edilmesinin şüphe uyandırması gerektiğini belirtti. Hiçbir gerçek kampanyada vatandaşlardan TC kimlik numarası, e-Devlet şifresi veya kart güvenlik bilgisi istenmeyeceğini vurguladı.
Yardım yapmak isteyenlerin doğrudan ilgili kurumun resmi internet sitesini ziyaret etmesinin en güvenli yol olduğunu sözlerine ekledi.
“HER LİNKE TIKLAMAYIN” UYARISI
Dijital dolandırıcılığın giderek arttığını söyleyen Eryalçın, vatandaşlara genel bir uyarıda bulundu. Telefona gelen her linke tıklanmaması gerektiğini belirten Eryalçın, resmi kurumlarla doğrudan iletişimin en güvenli yöntem olduğunu ifade etti.
Eryalçın “Gerçekten bir siber çağdayız. Resmi kurum ve makamlarla iletişim halinde olup her şeyi usulüne uygun yapmak çok daha güvenli olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. (İREM AKCAN)
2026-02-26 10:44:07
Avukat Tuğçe Eryalçın Uyardı: Her Linke Tıklamayın
Ramazan ayı yaklaşırken “yardım” adı altında gönderilen sahte linklerle yapılan dolandırıcılık vakaları artıyor. Aydın’da serbest avukat olarak görev yapan Tuğçe Eryalçın, bu yöntemlerin Türk Ceza Kanunu’na göre nitelikli dolandırıcılık kapsamına girdiğini belirterek vatandaşları hem hukuki süreç hem de önleyici tedbirler konusunda uyardı.
“BU SUÇ NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK”
Ramazan yardımı bahanesiyle gönderilen sahte linklerin hukuki niteliğine değinen Eryalçın, bu eylemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında açıkça suç teşkil ettiğini dile getirdi. Eryalçın, söz konusu yöntemin bilişim sistemleri kullanılarak ve dini duygular istismar edilerek işlendiğine dikkat çekerek, bunun nitelikli dolandırıcılık sayıldığını vurguladı.
Eryalçın, “Ramazan yardımı adı altında gönderilen linkler bilişim suçlarının aracı olarak kullanılıyor ve dini inançlar istismar edilerek dolandırıcılık suçu işlenmiş oluyor. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık kapsamına giriyor” dedi.
Normal dolandırıcılık suçunun 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü hatırlatan Eryalçın, nitelikli hallerde alt sınırın yükseldiğini ifade etti.
MAĞDURLAR NE YAPMALI?
Sahte linklere tıklayıp mağdur olanların izlemesi gereken yolu anlatan Eryalçın, hukuki süreçten önce finansal güvenliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Panik anında yapılan hataların kaybı artırabildiğini belirten Eryalçın, ilk adımın bankayla iletişim kurmak olduğunu dile getirdi.
Eryalçın, mağdurların öncelikle banka hesaplarını ve kartlarını kapattırması ya da bloke ettirmesi gerektiğini, ardından suç duyurusunda bulunmasının önemli olduğunu belirterek, siber suçlarla mücadele birimlerine başvurunun süreci hızlandıracağını ifade etti.
“Ne kadar hızlı hareket edilirse hesabı dondurup daha fazla para kaybına engel olmak o kadar kolay olur” diyen Eryalçın, zaman faktörünün kritik olduğunu vurguladı.
SAHTE KAMPANYAYI AYIRT ETMENİN YOLLARI
Vatandaşların gerçek yardım kampanyaları ile dolandırıcılık girişimlerini ayırt edebilmesi için bazı ipuçları olduğunu belirten Eryalçın, izin ve resmiyet vurgusu yaptı. Yardım kampanyalarının valilik veya kaymakamlık izniyle yürütülmesi gerektiğini hatırlatan Eryalçın, link yapısının da önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Eryalçın, resmi kampanyalarda genellikle kurumsal uzantılı internet adresleri kullanıldığını, şahıs adına IBAN talep edilmesinin şüphe uyandırması gerektiğini belirtti. Hiçbir gerçek kampanyada vatandaşlardan TC kimlik numarası, e-Devlet şifresi veya kart güvenlik bilgisi istenmeyeceğini vurguladı.
Yardım yapmak isteyenlerin doğrudan ilgili kurumun resmi internet sitesini ziyaret etmesinin en güvenli yol olduğunu sözlerine ekledi.
“HER LİNKE TIKLAMAYIN” UYARISI
Dijital dolandırıcılığın giderek arttığını söyleyen Eryalçın, vatandaşlara genel bir uyarıda bulundu. Telefona gelen her linke tıklanmaması gerektiğini belirten Eryalçın, resmi kurumlarla doğrudan iletişimin en güvenli yöntem olduğunu ifade etti.
Eryalçın “Gerçekten bir siber çağdayız. Resmi kurum ve makamlarla iletişim halinde olup her şeyi usulüne uygun yapmak çok daha güvenli olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı. (İREM AKCAN)