AyFm 100.5

Düzenlemeler

2026-02-23 16:45:00

Aydın’da ayakkabı tamirciliği sessizce yok oluyor

Emekliliğin ardından yeniden tezgâh başına geçen 45 yaşındaki ayakkabı ustası İsmail Kurukaya, düşen alım gücü, artan maliyetler ve yetişmeyen çıraklar nedeniyle mesleğinin “semerciler gibi” yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Hem vatandaşa nefes olmaya çalıştığını hem de bir zanaatın sessizce tükenişine tanıklık ettiğini ifade etti.

Tamirciliğini babasından öğrendiğini söyleyen İsmail Kurukaya, ayakkabı Yıllarca bu işi yaptığını, ardından emekli olduğunu ancak evde oturmayı tercih etmediğini dile getirdi. Kahvede vakit geçirmek yerine yeniden dükkân açtığını belirtti.

Mesleğe bağlılığını şu sözlerle anlattı “Bu baba mesleğim. Emekli oldum ama kahvede oturmayayım, boş kalmayayım istedim. Hiç olmazsa millete, vatana bir yararım olsun diye ayakkabı dükkânı açtım.” Dükkânının yalnızca bir gelir kapısı olmadığını, aynı zamanda topluma fayda sağlama amacı taşıdığını söyledi.

ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, TAMİR ZORUNLU HALE GELDİ

Kurukaya, vatandaşın yeni ayakkabı almakta zorlandığını söyledi. Artan fiyatlar nedeniyle tamirin bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. “Şu anda milletin alım gücü yok. Ayakkabılar çok pahalı. Sıfır alamayacağına göre biz yeniliyoruz. Beş ay sonra alsın, bir sene sonra alsın diye ayakkabısını toparlıyoruz.” Tamir edilen her ayakkabının, bir ailenin bütçesinde küçük de olsa rahatlama sağladığını ifade etti.

ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK BİTİYOR

En büyük kaygısının çırak bulamamak olduğunu söyleyen Kurkaya, mesleğin ustalarla birlikte yok olma riski taşıdığını dile getirdi. “Şu anda çırak yetişmiyor. Yarın bir gün biz de olmayacağız. Çocuklarımız da bu işi yapmayacak. Bu meslek semerciler gibi, nalcılar gibi ölecek.”

Gençlerin mesleğe yönelmemesini ekonomik şartlara bağladı. Yeni mezun bir gence asgari ücret düzeyinde maaş vermenin küçük esnaf için zor olduğunu söyledi. Ayrıca iş yerinde disiplin konusunda da eskisi kadar rahat olunamadığını ifade etti. “18-19 yaşındaki çocuğa 28 bin lira veremezsin. Bir hata yaptığında müdahale etsen arkasına 10 kişi gelir. Bu yüzden çırak yetişmiyor.”

AYAKKABIYA İKİNCİ BİR ŞANS

Tezgâhında tamir ettiği ayakkabıyı göstererek süreci anlattı. Tabanı aşınmış bir ayakkabıyı söktüğünü, yeni taban taktığını, yapıştırıp preslediğini ve ardından dikişini attığını söyledi. Son olarak boyasını yapıp müşteriye teslim ettiğini belirtti. “Ayakkabıyı geri dönüşüme kazandırıyorum, Dikişini yapıyorum, boyasını yapıyorum, güzelce toparlayıp teslim ediyorum” Her bir tamirin, çöpe gitmek üzere olan bir ürünü yeniden kullanılabilir hale getirdiğini ifade etti.

ARTAN MALİYETLER ESNAFI ZORLUYOR

Maliyet artışlarının kendisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca ulaşımı değil, plastik ve benzeri malzemeleri de etkilediğini belirtti. “Petrole zam gelince sadece mazot, benzin artmıyor. Plastik de petrolden yapılıyor. O yüzden malzemelere de zam geliyor.” Bazı fiyat artışlarını ise fırsatçılık olarak değerlendirdiğini söyledi; küçük maliyet artışlarının büyük zamlarla yansıtıldığını ifade etti.

ALINMAYAN AYAKKABILAR VE SESSİZ DAYANIŞMA

Dükkânın bir diğer sorununun ise zamanında alınmayan ayakkabılar olduğunu söyleyen Kurukaya , bazı müşterilerin aylarca gelmediğini, dükkânın adeta depo gibi dolduğunu belirtti.

“Bir ay içinde alınmayan ayakkabılardan mesuliyet kabul edilmez diyoruz ama yine de hemen vermiyoruz. Beş ay, altı ay, hatta bir sene bekletiyoruz”

Uzun süre alınmayan ayakkabıları ise ihtiyaç sahiplerine verdiklerini söyledi. “Garibanlar gelip soruyor, alınmayan ayakkabı var mı diye” sözleriyle dükkândaki sessiz dayanışmayı anlattı.

İsmail Kurkaya, sözlerinin sonunda hem ekonomik hem insani bir temennide bulundu. “Allah herkese alım gücü versin. Allah maddi (İREM AKCAN)

2026-02-23 18:11:43

Aydın’da ayakkabı tamirciliği sessizce yok oluyor

Emekliliğin ardından yeniden tezgâh başına geçen 45 yaşındaki ayakkabı ustası İsmail Kurukaya, düşen alım gücü, artan maliyetler ve yetişmeyen çıraklar nedeniyle mesleğinin “semerciler gibi” yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Hem vatandaşa nefes olmaya çalıştığını hem de bir zanaatın sessizce tükenişine tanıklık ettiğini ifade etti.

Tamirciliğini babasından öğrendiğini söyleyen İsmail Kurukaya, ayakkabı Yıllarca bu işi yaptığını, ardından emekli olduğunu ancak evde oturmayı tercih etmediğini dile getirdi. Kahvede vakit geçirmek yerine yeniden dükkân açtığını belirtti.

Mesleğe bağlılığını şu sözlerle anlattı “Bu baba mesleğim. Emekli oldum ama kahvede oturmayayım, boş kalmayayım istedim. Hiç olmazsa millete, vatana bir yararım olsun diye ayakkabı dükkânı açtım.” Dükkânının yalnızca bir gelir kapısı olmadığını, aynı zamanda topluma fayda sağlama amacı taşıdığını söyledi.

ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, TAMİR ZORUNLU HALE GELDİ

Kurukaya, vatandaşın yeni ayakkabı almakta zorlandığını söyledi. Artan fiyatlar nedeniyle tamirin bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. “Şu anda milletin alım gücü yok. Ayakkabılar çok pahalı. Sıfır alamayacağına göre biz yeniliyoruz. Beş ay sonra alsın, bir sene sonra alsın diye ayakkabısını toparlıyoruz.” Tamir edilen her ayakkabının, bir ailenin bütçesinde küçük de olsa rahatlama sağladığını ifade etti.

ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK BİTİYOR

En büyük kaygısının çırak bulamamak olduğunu söyleyen Kurkaya, mesleğin ustalarla birlikte yok olma riski taşıdığını dile getirdi. “Şu anda çırak yetişmiyor. Yarın bir gün biz de olmayacağız. Çocuklarımız da bu işi yapmayacak. Bu meslek semerciler gibi, nalcılar gibi ölecek.”

Gençlerin mesleğe yönelmemesini ekonomik şartlara bağladı. Yeni mezun bir gence asgari ücret düzeyinde maaş vermenin küçük esnaf için zor olduğunu söyledi. Ayrıca iş yerinde disiplin konusunda da eskisi kadar rahat olunamadığını ifade etti. “18-19 yaşındaki çocuğa 28 bin lira veremezsin. Bir hata yaptığında müdahale etsen arkasına 10 kişi gelir. Bu yüzden çırak yetişmiyor.”

AYAKKABIYA İKİNCİ BİR ŞANS

Tezgâhında tamir ettiği ayakkabıyı göstererek süreci anlattı. Tabanı aşınmış bir ayakkabıyı söktüğünü, yeni taban taktığını, yapıştırıp preslediğini ve ardından dikişini attığını söyledi. Son olarak boyasını yapıp müşteriye teslim ettiğini belirtti. “Ayakkabıyı geri dönüşüme kazandırıyorum, Dikişini yapıyorum, boyasını yapıyorum, güzelce toparlayıp teslim ediyorum” Her bir tamirin, çöpe gitmek üzere olan bir ürünü yeniden kullanılabilir hale getirdiğini ifade etti.

ARTAN MALİYETLER ESNAFI ZORLUYOR

Maliyet artışlarının kendisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca ulaşımı değil, plastik ve benzeri malzemeleri de etkilediğini belirtti. “Petrole zam gelince sadece mazot, benzin artmıyor. Plastik de petrolden yapılıyor. O yüzden malzemelere de zam geliyor.” Bazı fiyat artışlarını ise fırsatçılık olarak değerlendirdiğini söyledi; küçük maliyet artışlarının büyük zamlarla yansıtıldığını ifade etti.

ALINMAYAN AYAKKABILAR VE SESSİZ DAYANIŞMA

Dükkânın bir diğer sorununun ise zamanında alınmayan ayakkabılar olduğunu söyleyen Kurukaya , bazı müşterilerin aylarca gelmediğini, dükkânın adeta depo gibi dolduğunu belirtti.

“Bir ay içinde alınmayan ayakkabılardan mesuliyet kabul edilmez diyoruz ama yine de hemen vermiyoruz. Beş ay, altı ay, hatta bir sene bekletiyoruz”

Uzun süre alınmayan ayakkabıları ise ihtiyaç sahiplerine verdiklerini söyledi. “Garibanlar gelip soruyor, alınmayan ayakkabı var mı diye” sözleriyle dükkândaki sessiz dayanışmayı anlattı.

İsmail Kurkaya, sözlerinin sonunda hem ekonomik hem insani bir temennide bulundu. “Allah herkese alım gücü versin." (İREM AKCAN)

2026-02-23 18:15:08

Aydın’da ayakkabı tamirciliği sessizce yok oluyor

Emekliliğin ardından yeniden tezgâh başına geçen 45 yaşındaki ayakkabı ustası İsmail Kurukaya, düşen alım gücü, artan maliyetler ve yetişmeyen çıraklar nedeniyle mesleğinin “semerciler gibi” yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Hem vatandaşa nefes olmaya çalıştığını hem de bir zanaatın sessizce tükenişine tanıklık ettiğini ifade etti.

Tamirciliğini babasından öğrendiğini söyleyen İsmail Kurukaya, ayakkabı Yıllarca bu işi yaptığını, ardından emekli olduğunu ancak evde oturmayı tercih etmediğini dile getirdi. Kahvede vakit geçirmek yerine yeniden dükkân açtığını belirtti.

Mesleğe bağlılığını şu sözlerle anlattı “Bu baba mesleğim. Emekli oldum ama kahvede oturmayayım, boş kalmayayım istedim. Hiç olmazsa millete, vatana bir yararım olsun diye ayakkabı dükkânı açtım.” Dükkânının yalnızca bir gelir kapısı olmadığını, aynı zamanda topluma fayda sağlama amacı taşıdığını söyledi.

ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, TAMİR ZORUNLU HALE GELDİ

Kurukaya, vatandaşın yeni ayakkabı almakta zorlandığını söyledi. Artan fiyatlar nedeniyle tamirin bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. “Şu anda milletin alım gücü yok. Ayakkabılar çok pahalı. Sıfır alamayacağına göre biz yeniliyoruz. Beş ay sonra alsın, bir sene sonra alsın diye ayakkabısını toparlıyoruz.” Tamir edilen her ayakkabının, bir ailenin bütçesinde küçük de olsa rahatlama sağladığını ifade etti.

ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK BİTİYOR

En büyük kaygısının çırak bulamamak olduğunu söyleyen Kurkaya, mesleğin ustalarla birlikte yok olma riski taşıdığını dile getirdi. “Şu anda çırak yetişmiyor. Yarın bir gün biz de olmayacağız. Çocuklarımız da bu işi yapmayacak. Bu meslek semerciler gibi, nalcılar gibi ölecek.”

Gençlerin mesleğe yönelmemesini ekonomik şartlara bağladı. Yeni mezun bir gence asgari ücret düzeyinde maaş vermenin küçük esnaf için zor olduğunu söyledi. Ayrıca iş yerinde disiplin konusunda da eskisi kadar rahat olunamadığını ifade etti. “18-19 yaşındaki çocuğa 28 bin lira veremezsin. Bir hata yaptığında müdahale etsen arkasına 10 kişi gelir. Bu yüzden çırak yetişmiyor.”

AYAKKABIYA İKİNCİ BİR ŞANS

Tezgâhında tamir ettiği ayakkabıyı göstererek süreci anlattı. Tabanı aşınmış bir ayakkabıyı söktüğünü, yeni taban taktığını, yapıştırıp preslediğini ve ardından dikişini attığını söyledi. Son olarak boyasını yapıp müşteriye teslim ettiğini belirtti. “Ayakkabıyı geri dönüşüme kazandırıyorum, Dikişini yapıyorum, boyasını yapıyorum, güzelce toparlayıp teslim ediyorum” Her bir tamirin, çöpe gitmek üzere olan bir ürünü yeniden kullanılabilir hale getirdiğini ifade etti.

ARTAN MALİYETLER ESNAFI ZORLUYOR

Maliyet artışlarının kendisini de doğrudan etkilediğini söyledi. Özellikle petrol fiyatlarındaki artışın yalnızca ulaşımı değil, plastik ve benzeri malzemeleri de etkilediğini belirtti. “Petrole zam gelince sadece mazot, benzin artmıyor. Plastik de petrolden yapılıyor. O yüzden malzemelere de zam geliyor.” Bazı fiyat artışlarını ise fırsatçılık olarak değerlendirdiğini söyledi; küçük maliyet artışlarının büyük zamlarla yansıtıldığını ifade etti.

ALINMAYAN AYAKKABILAR VE SESSİZ DAYANIŞMA

Dükkânın bir diğer sorununun ise zamanında alınmayan ayakkabılar olduğunu söyleyen Kurukaya , bazı müşterilerin aylarca gelmediğini, dükkânın adeta depo gibi dolduğunu belirtti.

“Bir ay içinde alınmayan ayakkabılardan mesuliyet kabul edilmez diyoruz ama yine de hemen vermiyoruz. Beş ay, altı ay, hatta bir sene bekletiyoruz”

Uzun süre alınmayan ayakkabıları ise ihtiyaç sahiplerine verdiklerini söyledi. “Garibanlar gelip soruyor, alınmayan ayakkabı var mı diye” sözleriyle dükkândaki sessiz dayanışmayı anlattı.

İsmail Kurkaya, sözlerinin sonunda hem ekonomik hem insani bir temennide bulundu. “Allah herkese alım gücü versin. Allah maddi olarak yardımcı olsun. Herkese sağlık, sıhhat olsun." (İREM AKCAN)