AyFm 100.5

Düzenlemeler

2026-02-18 13:37:00

“Kalp hastalıkları sessiz ilerliyor: Uzmanlardan erken teşhis uyarısı”

tvDEN ekranlarından yayınlanan Sağlık Vakti programında kalp ve damar sağlığı masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl, kalp hastalıklarının giderek genç yaşlara indiğini belirterek erken teşhis ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını vurguladı.

“KALP TÜM VÜCUDUN MOTORU”

Kalbin hayati bir organ olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak, “Kalp dakikada ortalama 70 kez, günde yaklaşık 100 bin kez atan ve tüm vücuda kan pompalayan bir organ. Kalpte oluşan herhangi bir sorun böbrekten akciğere kadar tüm organları etkileyebilir. Bu nedenle kalp sağlığı son derece önemlidir” dedi.

KALP HASTALIKLARI HER AİLEYİ ETKİLİYOR

Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer aldığını söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl ise, “Ülkemizde her üç kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu sadece bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu” diye konuştu.

GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR

Uzmanlar, kalp hastalıklarının artık sadece ileri yaş hastalığı olmadığını belirtti. Hareketsiz yaşam, stres, obezite, sigara, alkol ve düzensiz beslenmenin kalp hastalıklarını genç yaşlara indirdiğini ifade eden Bayrak, özellikle sigara kullanımına bağlı erken yaşta kalp krizi vakalarının arttığını söyledi.

SESSİZ İLERLEYEBİLİYOR

Kalp hastalıklarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Qandıl, “Kişi kendini iyi hissettiği sürece kalbinin sağlıklı olduğunu zannedebiliyor. Oysa damar tıkanıklıkları yıllar içinde gelişir. Bu nedenle şikayet olmasa bile düzenli kalp kontrolü çok önemlidir” dedi.

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT

Uzmanlara göre aşağıdaki şikayetler kalp hastalığının habercisi olabilir: Eforla gelen göğüs ağrısı veya baskı, Nefes darlığı, Çabuk yorulma, Çarpıntı, Bayılma veya bayılacak gibi olma, Sırt, kol veya çene ağrısı.

Bayrak, özellikle 40 yaş üstü erkeklerin ve 50 yaş üstü kadınların yılda en az bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguladı.

TANIDA SANAL ANJİYO DÖNEMİ

Programda modern tanı yöntemlerine de değinildi. Bayrak, koroner BT (sanal anjiyo) sayesinde henüz belirti vermeyen damar darlıklarının erken dönemde tespit edilebildiğini belirterek, “Sanal anjiyo tarama yöntemidir. Riskli hastaları belirleyip gerekli olanları klasik anjiyoya yönlendiriyoruz” dedi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR

Stent mi yoksa bypass mı yapılacağı sorusunun hastaya göre değiştiğini ifade eden Bayrak, “Her hastaya stent ya da her hastaya ameliyat doğru değildir. Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekipleri birlikte karar verir. Önemli olan hastaya en uzun ömürlü ve güvenli tedaviyi uygulamaktır” dedi.

Qandıl ise cerrahi tedavinin genellikle çoklu damar tıkanıklığı, stente uygun olmayan lezyonlar veya kapak hastalıkları gibi durumlarda tercih edildiğini söyledi.

KONTROL ALTINDAKİ TANSİYON HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR

Tansiyon hastalarının durumuna göre oruç tutabileceğini ifade eden Bayrak, “Basit bir hipertansiyon hastası, ilaçlarıyla tansiyonu kontrol altındaysa rahatlıkla orucunu tutabilir. Ancak hastalığın ağırlığı arttıkça risk de artıyor” diye konuştu.

BU HASTALAR ORUÇ TUTMAMALI

Kalp ve damar hastalıklarında bazı durumlarda oruç tutmanın sakıncalı olabileceğini vurgulayan Bayrak, şu hasta gruplarının oruç tutmaması gerektiğini söyledi: Günde dört kez insülin kullanan ve şekeri kontrol altında olmayan ağır diyabet hastalar, Son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, Son 6 ay içinde bypass veya kalp kapak ameliyatı olanlar, Hâlen merdiven çıkmakla göğüs ağrısı yaşayanlar, Aktif nefes darlığı bulunanlar, İlaçlara rağmen kontrol altına alınamamış kalp yetmezliği hastaları.

Bayrak, “Eğer hastada hâlâ merdiven çıkarken göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa, kalp yetmezliği tam düzelmemişse bu hastaların oruç tutması sağlık açısından risklidir. Bu durumda mutlaka hekim önerisi esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KORKULACAK DEĞİL, CİDDİYE ALINACAK HASTALIK”

Uzmanlar, kalp hastalıklarından korkmak yerine ciddiye almak gerektiğini vurgulayarak erken tanı ile büyük oranda tedavi edilebildiğini belirtti. Qandıl, “Asıl risk doktora geç başvurmaktır. Günümüzde tanı ve tedavi imkanları çok gelişti. Zamanında müdahale edilen kalp hastalıkları büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor” dedi. (İREM AKCAN) (HAZEL BAYIK)

2026-02-18 13:38:20

“Kalp hastalıkları sessiz ilerliyor: Uzmanlardan erken teşhis uyarısı”

tvDEN ekranlarından yayınlanan Sağlık Vakti programında kalp ve damar sağlığı masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl, kalp hastalıklarının giderek genç yaşlara indiğini belirterek erken teşhis ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını vurguladı.

“KALP TÜM VÜCUDUN MOTORU”

Kalbin hayati bir organ olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak, “Kalp dakikada ortalama 70 kez, günde yaklaşık 100 bin kez atan ve tüm vücuda kan pompalayan bir organ. Kalpte oluşan herhangi bir sorun böbrekten akciğere kadar tüm organları etkileyebilir. Bu nedenle kalp sağlığı son derece önemlidir” dedi.

KALP HASTALIKLARI HER AİLEYİ ETKİLİYOR

Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer aldığını söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl ise, “Ülkemizde her üç kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu sadece bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu” diye konuştu.

GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR

Uzmanlar, kalp hastalıklarının artık sadece ileri yaş hastalığı olmadığını belirtti. Hareketsiz yaşam, stres, obezite, sigara, alkol ve düzensiz beslenmenin kalp hastalıklarını genç yaşlara indirdiğini ifade eden Bayrak, özellikle sigara kullanımına bağlı erken yaşta kalp krizi vakalarının arttığını söyledi.

SESSİZ İLERLEYEBİLİYOR

Kalp hastalıklarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Qandıl, “Kişi kendini iyi hissettiği sürece kalbinin sağlıklı olduğunu zannedebiliyor. Oysa damar tıkanıklıkları yıllar içinde gelişir. Bu nedenle şikayet olmasa bile düzenli kalp kontrolü çok önemlidir” dedi.

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT

Uzmanlara göre aşağıdaki şikayetler kalp hastalığının habercisi olabilir: Eforla gelen göğüs ağrısı veya baskı, Nefes darlığı, Çabuk yorulma, Çarpıntı, Bayılma veya bayılacak gibi olma, Sırt, kol veya çene ağrısı.

Bayrak, özellikle 40 yaş üstü erkeklerin ve 50 yaş üstü kadınların yılda en az bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguladı.

TANIDA SANAL ANJİYO DÖNEMİ

Programda modern tanı yöntemlerine de değinildi. Bayrak, koroner BT (sanal anjiyo) sayesinde henüz belirti vermeyen damar darlıklarının erken dönemde tespit edilebildiğini belirterek, “Sanal anjiyo tarama yöntemidir. Riskli hastaları belirleyip gerekli olanları klasik anjiyoya yönlendiriyoruz” dedi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR

Stent mi yoksa bypass mı yapılacağı sorusunun hastaya göre değiştiğini ifade eden Bayrak, “Her hastaya stent ya da her hastaya ameliyat doğru değildir. Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekipleri birlikte karar verir. Önemli olan hastaya en uzun ömürlü ve güvenli tedaviyi uygulamaktır” dedi.

Qandıl ise cerrahi tedavinin genellikle çoklu damar tıkanıklığı, stente uygun olmayan lezyonlar veya kapak hastalıkları gibi durumlarda tercih edildiğini söyledi.

KONTROL ALTINDAKİ TANSİYON HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR

Tansiyon hastalarının durumuna göre oruç tutabileceğini ifade eden Bayrak, “Basit bir hipertansiyon hastası, ilaçlarıyla tansiyonu kontrol altındaysa rahatlıkla orucunu tutabilir. Ancak hastalığın ağırlığı arttıkça risk de artıyor” diye konuştu.

BU HASTALAR ORUÇ TUTMAMALI

Kalp ve damar hastalıklarında bazı durumlarda oruç tutmanın sakıncalı olabileceğini vurgulayan Bayrak, şu hasta gruplarının oruç tutmaması gerektiğini söyledi: Günde dört kez insülin kullanan ve şekeri kontrol altında olmayan ağır diyabet hastalar, Son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, Son 6 ay içinde bypass veya kalp kapak ameliyatı olanlar, Hâlen merdiven çıkmakla göğüs ağrısı yaşayanlar, Aktif nefes darlığı bulunanlar, İlaçlara rağmen kontrol altına alınamamış kalp yetmezliği hastaları.

Bayrak, “Eğer hastada hâlâ merdiven çıkarken göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa, kalp yetmezliği tam düzelmemişse bu hastaların oruç tutması sağlık açısından risklidir. Bu durumda mutlaka hekim önerisi esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KORKULACAK DEĞİL, CİDDİYE ALINACAK HASTALIK”

Uzmanlar, kalp hastalıklarından korkmak yerine ciddiye almak gerektiğini vurgulayarak erken tanı ile büyük oranda tedavi edilebildiğini belirtti. Qandıl, “Asıl risk doktora geç başvurmaktır. Günümüzde tanı ve tedavi imkanları çok gelişti. Zamanında müdahale edilen kalp hastalıkları büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor” dedi. (İREM AKCAN) (HAZEL BAYIK)

2026-02-18 13:38:28

“Kalp hastalıkları sessiz ilerliyor: Uzmanlardan erken teşhis uyarısı”

tvDEN ekranlarından yayınlanan Sağlık Vakti programında kalp ve damar sağlığı masaya yatırıldı. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl, kalp hastalıklarının giderek genç yaşlara indiğini belirterek erken teşhis ve düzenli kontrolün hayati önem taşıdığını vurguladı.

“KALP TÜM VÜCUDUN MOTORU”

Kalbin hayati bir organ olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nazmi İlker Bayrak, “Kalp dakikada ortalama 70 kez, günde yaklaşık 100 bin kez atan ve tüm vücuda kan pompalayan bir organ. Kalpte oluşan herhangi bir sorun böbrekten akciğere kadar tüm organları etkileyebilir. Bu nedenle kalp sağlığı son derece önemlidir” dedi.

KALP HASTALIKLARI HER AİLEYİ ETKİLİYOR

Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer aldığını söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mohammad Qandıl ise, “Ülkemizde her üç kişiden biri kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu sadece bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu” diye konuştu.

GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR

Uzmanlar, kalp hastalıklarının artık sadece ileri yaş hastalığı olmadığını belirtti. Hareketsiz yaşam, stres, obezite, sigara, alkol ve düzensiz beslenmenin kalp hastalıklarını genç yaşlara indirdiğini ifade eden Bayrak, özellikle sigara kullanımına bağlı erken yaşta kalp krizi vakalarının arttığını söyledi.

SESSİZ İLERLEYEBİLİYOR

Kalp hastalıklarının uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Qandıl, “Kişi kendini iyi hissettiği sürece kalbinin sağlıklı olduğunu zannedebiliyor. Oysa damar tıkanıklıkları yıllar içinde gelişir. Bu nedenle şikayet olmasa bile düzenli kalp kontrolü çok önemlidir” dedi.

BU BELİRTİLER VARSA DİKKAT

Uzmanlara göre aşağıdaki şikayetler kalp hastalığının habercisi olabilir: Eforla gelen göğüs ağrısı veya baskı, Nefes darlığı, Çabuk yorulma, Çarpıntı, Bayılma veya bayılacak gibi olma, Sırt, kol veya çene ağrısı.

Bayrak, özellikle 40 yaş üstü erkeklerin ve 50 yaş üstü kadınların yılda en az bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguladı.

TANIDA SANAL ANJİYO DÖNEMİ

Programda modern tanı yöntemlerine de değinildi. Bayrak, koroner BT (sanal anjiyo) sayesinde henüz belirti vermeyen damar darlıklarının erken dönemde tespit edilebildiğini belirterek, “Sanal anjiyo tarama yöntemidir. Riskli hastaları belirleyip gerekli olanları klasik anjiyoya yönlendiriyoruz” dedi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANIYOR

Stent mi yoksa bypass mı yapılacağı sorusunun hastaya göre değiştiğini ifade eden Bayrak, “Her hastaya stent ya da her hastaya ameliyat doğru değildir. Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekipleri birlikte karar verir. Önemli olan hastaya en uzun ömürlü ve güvenli tedaviyi uygulamaktır” dedi.

Qandıl ise cerrahi tedavinin genellikle çoklu damar tıkanıklığı, stente uygun olmayan lezyonlar veya kapak hastalıkları gibi durumlarda tercih edildiğini söyledi.

KONTROL ALTINDAKİ TANSİYON HASTALARI ORUÇ TUTABİLİR

Tansiyon hastalarının durumuna göre oruç tutabileceğini ifade eden Bayrak, “Basit bir hipertansiyon hastası, ilaçlarıyla tansiyonu kontrol altındaysa rahatlıkla orucunu tutabilir. Ancak hastalığın ağırlığı arttıkça risk de artıyor” diye konuştu.

BU HASTALAR ORUÇ TUTMAMALI

Kalp ve damar hastalıklarında bazı durumlarda oruç tutmanın sakıncalı olabileceğini vurgulayan Bayrak, şu hasta gruplarının oruç tutmaması gerektiğini söyledi: Günde dört kez insülin kullanan ve şekeri kontrol altında olmayan ağır diyabet hastalar, Son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, Son 6 ay içinde bypass veya kalp kapak ameliyatı olanlar, Hâlen merdiven çıkmakla göğüs ağrısı yaşayanlar, Aktif nefes darlığı bulunanlar, İlaçlara rağmen kontrol altına alınamamış kalp yetmezliği hastaları.

Bayrak, “Eğer hastada hâlâ merdiven çıkarken göğüs ağrısı veya nefes darlığı varsa, kalp yetmezliği tam düzelmemişse bu hastaların oruç tutması sağlık açısından risklidir. Bu durumda mutlaka hekim önerisi esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“KORKULACAK DEĞİL, CİDDİYE ALINACAK HASTALIK”

Uzmanlar, kalp hastalıklarından korkmak yerine ciddiye almak gerektiğini vurgulayarak erken tanı ile büyük oranda tedavi edilebildiğini belirtti. Qandıl, “Asıl risk doktora geç başvurmaktır. Günümüzde tanı ve tedavi imkanları çok gelişti. Zamanında müdahale edilen kalp hastalıkları büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor” dedi. (İREM AKCAN) (HAZEL BAYIK)