• 7 Temmuz 2026, Salı 18:14

Aydın’da görülmemiş müze

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Fen Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Zooloji Müzesi, yaklaşık 30 yıldır Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğini belgeleyen önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Müzenin kuruluşundan bugüne uzanan süreci anlatan ADÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Avcı, koleksiyonun yalnızca sergileme amacı taşımadığını, bilimsel araştırmalardan eğitim faaliyetlerine kadar birçok alanda aktif olarak kullanıldığını söyledi. Avcı, röportajda Türkiye'deki yılan türleri hakkında da kamuoyunda doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.

1996 YILINDA TEMELLERİ ATILDI

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde 2000 yılından bu yana görev yaptığını belirten Prof. Dr. Aziz Avcı, yaklaşık 26 yıldır Aydın'da akademik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Avcı, Zooloji Müzesi'nin ise 1996 yılında kurulduğunu belirterek, müzenin temelini Prof. Dr. Kurtuluş Olgun'un oluşturduğunu söyledi. Olgun'un daha önce Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde bulunan örnekleri Aydın'a getirdiğini aktaran Avcı, kendilerinin göreve başlamasının ardından yürütülen bilimsel projeler ve arazi çalışmaları sırasında toplanan örneklerle koleksiyonun sürekli büyüdüğünü dile getirdi.

TÜRKİYE'NİN SÜRÜNGEN ZENGİNLİĞİ BURADA

Müzede çok farklı hayvan gruplarına ait örneklerin bulunduğunu belirten Avcı, çalışma alanlarının amfibiler ve sürüngenler olduğunu söyledi.

Türkiye'deki herpetofaunanın neredeyse tamamını kapsayan çok geniş bir koleksiyona sahip olduklarını ifade eden Avcı, bazı türlerden daha fazla, bazı türlerden ise daha az sayıda örnek bulunduğunu ancak birkaç tür dışında hemen hemen tüm türlerin koleksiyonda yer aldığını anlattı.

İLK KEŞİF ÖRNEKLERİ ÖZEL KOLEKSİYONDA KORUNUYOR

Müzedeki en değerli materyaller arasında yeni keşfedilen türlerin ilk örneklerinin bulunduğunu belirten Avcı, bunların ziyaretçilere açık şekilde sergilenmediğini söyledi.

Yeni tanımlanan türlerde kullanılan ilk örneğin "holotip", beraberindeki diğer örneklerin ise "paratip" olarak adlandırıldığını belirten Avcı, bu örneklerin ışık ve çevresel etkilerden korunması amacıyla özel çekmecelerde muhafaza edildiğini ifade etti.

Bilimsel açıdan son derece değerli olan bu koleksiyonların araştırmacılar için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Avcı, müzede bu tür örneklerin de bulunduğunu kaydetti.

HEM BİLİM HEM EĞİTİM MERKEZİ

Prof. Dr. Aziz Avcı, Zooloji Müzesi'nin yalnızca sergilenen bir alan olmadığını, aktif şekilde bilimsel araştırmalarda kullanıldığını söyledi.

Araştırmacıların türleri karşılaştırma amacıyla müzedeki örneklerden faydalandığını belirten Avcı, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin eğitimlerinde de bu koleksiyonların önemli rol oynadığını dile getirdi.

Müzenin aynı zamanda okul ziyaretlerine de ev sahipliği yaptığını belirten Avcı, anaokulundan liseye kadar farklı yaş gruplarından öğrencilerin özellikle Aydın ve Ege Bölgesi'nden müzeyi ziyaret ettiğini, doğa ve hayvanlar hakkında bilgi aldıklarını ifade etti.

KARŞILAŞTIRMALAR YENİ TÜRLERİN KAPISINI AÇIYOR

Bilimsel çalışmalarda karşılaştırma materyallerinin büyük önem taşıdığını anlatan Avcı, her türün belirli bir yayılış alanı bulunduğunu söyledi.

Araştırmacıların aynı türün farklı bölgelerde yaşayan bireylerini ve akraba türleri karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları incelediğini belirten Avcı, yeni farklılıkların tespit edilmesi halinde bunun yeni bir alt tür ya da yeni bir tür olarak tanımlanabildiğini dile getirdi.

Bu süreç sonunda bilim insanlarının yeni türe isim verme hakkı kazandığını belirten Avcı, bunun da Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

YILANLAR BU YIL GEÇ ORTAYA ÇIKTI

Yaz aylarında sıkça gündeme gelen yılanlarla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Aziz Avcı, bu yıl mevsim koşullarındaki değişiklik nedeniyle yılanların normalden daha geç görülmeye başladığını söyledi.

Normal şartlarda mart ve nisan aylarında aktif hale geldiklerini belirten Avcı, bu yıl ise daha geç ortaya çıktıklarını, buna rağmen hem doğal alanlarda hem de zaman zaman şehir merkezlerinde görülebildiklerini ifade etti.

Sosyal medya ve televizyonlarda yılan görüntülerinin bu nedenle daha sık yer aldığını belirten Avcı, vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini söyledi.

YILANLARIN ÇOĞU ZEHİRSİZ

Türkiye'de yaklaşık 60 civarında yılan türünün yaşadığını belirten Avcı, bu sayının bilimsel çalışmalara göre zaman zaman değişebildiğini ifade etti.

Bu türlerin yaklaşık üçte ikisinin tamamen zehirsiz olduğunu söyleyen Avcı, zehirli türlerin ise yaklaşık üçte birlik kısmı oluşturduğunu belirtti.

Zehirli yılanların tamamının insanlar için tehlikeli olmadığını vurgulayan Avcı, bazı küçük türlerin zehir taşımasına rağmen hem insanlarla karşılaşma ihtimalinin düşük olması hem de zehirlerinin etkisinin sınırlı olması nedeniyle ciddi risk oluşturmadığını anlattı.

TEHLİKELİ TÜRLER HANGİLERİ?

İnsan sağlığı açısından risk oluşturabilen türlere de değinen Avcı, özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Akdeniz'de yaşayan koca engereğin en dikkat edilmesi gereken türlerden biri olduğunu belirtti.

Tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların bu türle daha sık karşılaştığını söyleyen Avcı, büyük yapısı ve enjekte ettiği zehir miktarı nedeniyle nadir de olsa ölüm vakalarının yaşanabildiğini ifade etti.

Ege Bölgesi'nde ise Osmanlı engereği ya da şeritli engerek olarak bilinen türün yaygın olduğunu söyleyen Avcı, bu yılanın geniş bir coğrafyada görüldüğünü ve insanlarla karşılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Ölüm vakalarının oldukça nadir olduğunu ancak yetişkin bir yılanın ısırması halinde kişinin hastaneye kaldırılabilecek düzeyde ciddi sağlık sorunları yaşayabileceğini ifade eden Avcı, doğru ifadenin "ısırma" olduğunu da özellikle vurguladı.

Marmara ve Karadeniz bölgelerinde yaşayan boynuzlu engereğin de dikkat edilmesi gereken türlerden biri olduğunu söyleyen Avcı, bu türün diğer iki engerek kadar tehlikeli olmasa da ısırığının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini dile getirdi. (SELİME AYDEMİR) 

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir.