tvDEN ekranlarında yayınlanan Gündem Özel programında Altın Sen Genel Başkanı Erdem Özcan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Emek mücadelesinin tarihsel sürecinden günümüzdeki sorunlara kadar geniş bir çerçevede konuşan Özcan, özellikle kamu çalışanlarının haklarına yönelik eleştirilerini “kötülük dairesi” kavramıyla anlattı.
“1 MAYIS BİR MÜCADELENİN ADIDIR”
Programda 1 Mayıs’ın tarihsel sürecine değinen Özcan, bu günün sadece bir kutlama değil aynı zamanda bir mücadele günü olduğunu vurguladı.
“1 Mayıs’ın 1886 yılında Amerika’da işçilerin 8 saatlik çalışma talebiyle başlayan bir sürecin adı olduğunu” ifade eden Özcan, Türkiye’de de bu günün acı olaylara sahne olduğunu hatırlatarak, “1977’de Taksim’de yaşanan olaylarda hayatını kaybeden emekçileri rahmetle anıyoruz, bugünlere onların mücadelesiyle geldik” dedi.
Ayrıca tüm emekçilerin yanı sıra annelerin emeğine dikkat çekerek, “Dünyanın en büyük emeği anneliktir” sözleriyle 1 Mayıs’ın kapsamını geniş bir perspektiften değerlendirdi.
“MEMUR KÖTÜLÜK DAİRESİNE HAPSEDİLDİ”
Özcan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise “kötülük dairesi” benzetmesi oldu.
Memurların anayasa, siyaset, bürokrasi, 4688 sayılı kanun ve yetkili sendikalar tarafından bir çember içine alındığını belirten Özcan, bu yapının değişmemesi halinde sorunların çözülemeyeceğini dile getirdi.
“360 derecelik bir dairede yürürseniz başladığınız yere dönersiniz” diyen Özcan, memurların da aynı döngü içinde kaldığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu beş etken değişmeden memurun 1 Mayıs kutlamasının da çok anlamı yok. Sorun dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor.”
“GREV HAKKI OLMADAN ÇÖZÜM YOK”
Memurların en büyük eksikliğinin grev hakkı olduğunu belirten Özcan, işçiler ile memurlar arasındaki farkı örneklerle anlattı.
“İşçiler grev hakkını kullanarak sorunlarını çözebiliyor ama memurlar kamu hakem heyetine mahkûm bırakılıyor” diyen Özcan, bu durumun adaletsizlik yarattığını ifade etti.
Yakın dönemde maden işçilerinin eylemini örnek göstererek, “Haklarını aradılar ve aldılar. Memurun böyle bir imkânı yok” dedi.
“EKONOMİK TABLO ENDİŞE VERİCİ”
Konuşmasında ekonomik veriler üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Özcan, memur ve emekli maaşlarının yetersizliğine dikkat çekti.
Açlık ve yoksulluk sınırlarına değinerek, “Bugün bir memur maaşı yoksulluk sınırının altında kalıyor. İki maaşlı bir aile ancak sınırı geçebiliyor” ifadelerini kullandı.
Bu durumun temelinde sistemsel sorunlar olduğunu belirten Özcan, çözümün anayasa ve ilgili yasaların değişmesinden geçtiğini savundu.
“SİYASET VE BÜROKRASİ ÇÖZÜM ÜRETMİYOR”
Özcan, siyaset ve bürokrasiyi de sert sözlerle eleştirdi.
“Siyaset memuru bir çemberin içine hapsetmiş durumda” diyen Özcan, verilen hakların yetersiz olduğunu, eleştirilerin ise dikkate alınmadığını dile getirdi.
Sendikaların da bu sistemin bir parçası haline geldiğini öne süren Özcan, “Bugün meydanlarda söylenenlerle yarın masada yapılanlar farklı” diyerek sendikal yapıya eleştiriler yöneltti.
“SAĞLIKTA ŞİDDET VE ÇALIŞMA KOŞULLARI”
Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara da değinen Özcan, özellikle şiddet olaylarına dikkat çekti.
“Sağlık çalışanları hayat kurtarmaya çalışırken şiddet görüyor. Bu kabul edilemez” diyen Özcan, vatandaşlara da çağrıda bulunarak sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının anlaşılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca teşvik ödemelerindeki düşüş ve adaletsizliklerin motivasyonu olumsuz etkilediğini belirtti.
“ALTIN SEN FARKLI BİR MODEL SUNUYOR”
Kendi sendikalarının yaklaşımına da değinen Özcan, Altın Sen’in farklı bir anlayışla hareket ettiğini söyledi.
“Bizde konforlu sendikacılık yok” diyen Özcan, yöneticilerin maaşlarının üyelere “altın” olarak dağıtıldığını ifade etti.
Şeffaflık vurgusu yapan Özcan, üyelerin sendikanın tüm mali bilgilerine erişebildiğini belirterek, “Sendikayı üyeler yönetir, biz uygulayıcıyız” dedi.
“AYDIN’DA SAĞLIK VE TURİZM POTANSİYELİ”
Programın son bölümünde Aydın’daki sağlık yatırımlarına da değinen Özcan, şehir hastanesi sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.
Bununla birlikte Aydın’ın sağlık turizmi açısından büyük potansiyele sahip olduğunu belirterek özellikle Kuşadası’na diş hastanesi kurulması gerektiğini dile getirdi.
Ayrıca sahil bölgelerindeki yazlık konutların ekonomik olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, bu alanların yaşlı bakım ve sağlık turizmi projeleriyle ülkeye döviz kazandırabileceğini ifade etti.
“1 MAYIS KUTLU AMA SORUNLAR SÜRÜYOR”
Programın sonunda tüm emekçilerin 1 Mayıs’ını kutlayan Özcan, mevcut şartlarda bu günün tam anlamıyla “bayram” olmadığını söyledi.
“Bugün çalışanlar görev başında, sorunlar çözülmüş değil. Ama umutsuz olmayacağız” diyen Özcan, sendikalarının büyüyerek çözüm üretmeye devam edeceğini belirtti. (İREM AKCAN)
