Sezgin MADRAN
sezgin.madran@aydindenge.com.tr

Kuyruk Acısı...

2 Ocak 2015, Cuma

     

Zamanın birinde, bir oduncu ormanda odun keserken çalı arasında bir yılana rastlamış.

Elindeki baltayı kaldırıp yılanın başını vurmak üzereyken bir an göz göze gelmiş. Yaradana olan aşkı (yılan bile olsa) yaratılana yansımış ve yılana vurmaya kıyamamış.

Yılan da duygulanmış ve dile gelmiş; ''Ey insanoğlu, sen bana kıyamadın, bende sana iyilik edeceğim'' demiş.

Bir kör kuyuya dalmış ve kaybolmuş.

Biraz sonra ağzında bir altın lira ile dönmüş ve ''Bundan böyle ömür boyu sana her gün bir altın lira vereceğim!'' demiş.

Oduncu altını bozdurmuş ve evinde o gün şenlik olmuş.

Ailesi dahil hiç kimseye olanı biteni anlatmamış. Herkes sadece oduncunun çok çalıştığı için durumunun düzeldiğini zannetmiş.

Oduncu yıllar boyu her gün o kör kuyunun başına gitmiş, yılan ile buluşmuş ve altınını almış.

Bir gün oduncu ağır hastalanmış.

Kuyunun başına gidemez olmuş.

Birkaç gün geçince bolluğa alışmış evinde darlık başlamış.

Oduncu oğlunu yanına çağırmış ve yılanın sırrını anlatmış. ''Kör kuyunun başına git ve oğlum olduğunu söyle; yılan sana altın verecek!'' demiş. Oğlu inanmamış ama gitmiş.

Yılan önce saklanmış, sonra ortaya çıkmış.

Onun oduncunun oğlu olduğuna iyice kanaat getirince de kuyuya inip bir altın getirmiş. Oğlan önce inanmadığı hikâyenin gerçek olduğunu görünce hırsa kapılmış, ''Kim bilir daha ne kadar altın var kuyunun içinde!'' diye düşünmüş.

Hırsla yılanı öldürmek için bir hamle yapmış, ıskalamış ama yılanın kuyruğunu koparmış.

Yılan da can havliyle dönüp oğlanı sokmuş ve öldürmüş.

Akşam yaklaşıp da oğlu gelmeyince oduncu iyice endişelenmiş. Hasta yatağından sürünerek bile olsa kalkmış.

Kuyunun başına gitmiş ki oğlu cansız yatıyor.

Yılanda o anda görünmüş; kuyruğu yok ve kanlar içinde. Oduncu durumu anlamış ve çok üzülmüş.

Canının parçası oğlu yerde cansız, yıllardır velinimeti olan yılanda yaralı...

''Hatalı olan oğlum olmalı!'' demiş ve yılandan özür dilemiş. ''Tekrar dost olalım!'' demiş. Yılan ise acı acı gülümsemiş: ''Çok isterdim ama sende bu evlat acısı, bende de bu kuyruk acısı varken biz artık dost olamayız!'' demiş.

Bu hikayeyi birçoğunuz duymuştur. Çine’nin de durumu bu şekilde. Herkes birbirinden ‘intikam’ alma peşine düşmüş. Seçimler yaklaştı mı bir önceki seçimden kendince husumet edinenler yine iş başı yapıyor. ‘Düşmanınım düşmanı dostumdur’ anlayışı kırılmadığı sürece Çine’nin bir arpa boyu yol alamayacağını herkes iyi biliyor.

2015 yılından temennimiz, inşallah kısır çekişmelere son verilir. Bir çatı altında toplanarak siyasi tavır sergilenmeden Çine’ye bir şeyler kazandırılır. Eğer bu birliktelik ve zihniyet değişmediği sürece; Çine kazanmaz, sadece belirli dönemlerde meyhaneler kazanır. Bir de bu durumu kendi çıkarına dönüştürmeyi iyi beceren üç beş çakal...

O da Çine’nin geleceğini kurtarmaya yetmez. 



Yazarın Tüm Yazıları
Hayal kurmak
Çine’ye gelin gari
Artık beklemeyelim
Çine’de neler oluyor?
Topu gazeteciye atmak
Kuyruk Acısı...
Çine’nin gündemi
Hepsini kısa geçiyorum
Çaydan geçene kadar
Tezatlıkların ilçesi Çine
Hatamla sev beni
Ağanın durumuna düşmeyin...
Çine’nin durumu
"Pişmanım"
1 Nisan şakası
Seçimleri bekleyin
Yazmaktan bıktık…
Erik yiyecen mi?
Yorum sizin
Kendilerine faydası yok
Değerlere sahip çıkmak
Gururlu ve mutluyuz
Çine'nin gazetecileri satılık değil
İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?
Çinelinin başı kel mi?
Küçük işlerle mutlu olmak
O ışıkları kaldırın
Yazmayacaktım ama…
Ah bu madenciler
Anlatılmaz yaşanır
Çineliler isterse…
Madranspor için kenetlenilmeli
Çocukluğumu özlüyorum
Bu fırsat kaçmaz
Seçim, geçim ilişkisi
CHP Çine siyasetini çözmüş
5 yılımız boşa gitmesin
Çok yazık…
Kim kazanacak?
Şafak 24
Teşekkürler Çine…
Ne sağımız belli ne de...
Partilerin liste sancısı
Kaldır ve indir
Çine’de bir haftada olup bitenler
Yerel seçimlere Çineliler damgasını vuracak
Çineliler kenetlenmeli
Siyasi bilmece
Oy avcılığı
2014’te Çine kazansın
Bu haftaya hazır mısın Madranspor?
Çine ekonomisi
Çine siyaseti ve notlar
Çileli Çine
Kandırmayın, kanmayın
Bu çocukların vebalini almayın
Merhaba