Murat MENZİLCİ

Olanlar ve Olması Gerekenler

30 Ekim 2014, Perşembe

     

MEB geçtiğimiz günlerde Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Taslağını internet sitesinde yayımlayarak paydaşların görüşüne sundu. Yönetmelik taslağı, son derece demokratik bir tutum sergilenerek görüşe açıldı. Fakat buradaki amaç demokratik tutum yaratmaktan çok, kamuoyunda öğretmenlerin haklı taleplerine karşı bir algı yönetimi oluşturmaktır.

MEB’in son yıllarda izlemiş olduğu politikaya ve “reform” adı altında gerçekleştirilmeye çalışılanlara baktığımız zaman, eğitim kalitesinin arttırılması, PISA gibi uluslararası değerlendirme sınavlarındaki ülke başarısının yükseltilmesi, çağdaş ve küresel eğitim sistemleri arasında yer alınması konusunda atılan adımlardan çok, gündelik ve geçici düzenlemelerle uğraşıldığını görmekteyiz. Eğitim felsefeleri belli bir geçmişe dayanan Avrupa ülkelerine ve son yıllarda sıçrama yaşayan Uzak Doğu ülkelerine baktığımız zaman, eğitim sistemlerinde yapılan değişikliklerin uzun vadeli olduğunu görürüz. Ülkemize geldiğimiz zaman ise durum hiç de bu şekilde görünmüyor. Öğretmenler konusunda atılan adımlarda öncelikle öğretmenin refahı düşünülmüyor.

Örneğin en son yayımlanan taslakta üzerinde durulan bir konu öğretmene getirilmesi gündeme gelen “rotasyon”. Taslağa göre 8 yılını doldurmuş öğretmenler, görev yaptığı ilin dışına tayin edilecekler. Bu konuda MEB’i haklı çıkaran yönler var. Ama bu konuda öncelikle altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi polis ve askerler için lojman imkanı ülkemizin genelinde bulunmakta. Ama hiç kimse yıllardır görev yaptığı illerden ayrılmak zorunda kalacak öğretmenlerin, yeni görev yerlerinde karşılaşacakları konaklama zorluklarından bahsetmiyor. Aynı durum eş durumu talebiyle görev yeri değişikliği isteyen öğretmenler için de geçerli. Bu konuda da aile birliğinin önemini unutmamak gerekiyor. Taslağa göre hangi bölgeye ihtiyaç varsa eşlerden biri orada görevlendirilecek. Yani artık istendiği zaman batıya tayin devri bitti denilebilir. Eş durumu atamalarıyla ilgili bir değişiklik de eşi özel sektörde çalışan öğretmenlerle ilgili yapıldı. Taslakta yer alan maddeye göre eş durumundan yer değişikliği isteyecek öğretmenlere, eşinin aynı işyerinde “kesintisiz” 3 yıl sigortalı olması şartı getirildi. Günümüzde özel şirketlerin durumu gözetildiğinde, kesintisiz bir işyerinde çalışmanın zorluğunu kabul etmek gerekir.

Taslağın en tartışmalı maddeleri bunlar gibi gözüküyor. Tekrar denilebilir ki öncelik, öğretmenin refah düzeyinin yükseltilmesi olmalıdır. Bilinmelidir ki insan temel ihtiyaçları düzeyinde refaha kavuşamazsa, o noktada eğitimin kalitesinden söz edilemez.