Mehmet TEKELİ

GELİŞİM DÖNEMLERİ

22 Ocak 2017, Pazar

     

İnsan doğar, yaşar ve ölür. Kimisi yaşarken yeniden doğar. Biri doğar biri ölür. Yaşamak dediysem biyolojik olarak tabi ki. Kimisi de yaşarken ölür. Umut ile yoğurulan hayat ile günler geçer. Günler ayları, aylar yılları, yıllar ömrü kovalar, alacaklı misali…

Psikoloji kitapları İnsan ana rahmine düştükten sonra çevreyle etkileşimi başlar diyor . Annenin yaşadıkları, yediği, içtiği… Çocuk maruz kalabileceği her şeyden olumlu ya da olumsuz etkilenebilir. Çocuk, gelişim psikolojisine göre “birey” yaşamının sonuna kadar ismi belirli evrelerden geçer. Anal dönem, oral dönem, fallik dönem, latent dönem, genital dönem… Bunlar benim hatırladıklarım.

Bu dönemlerin her birinde bireyin sahiplenmesi gereken ödevler vardır. İçinde bulunduğu dönemde gerekli alışkanlıkları kazanamayan çocuk yaşamının geri kalanında bazı aksaklıklar yaşayabilir. Tuvalet alışkanlığını yeterli zamanda alamayan bir bireyin ileride kas gelişimine bağlı olarak saldırgan tavırlar sergileyebileceğini duyunca çok şaşırmıştım. Fallik dönemde cinsiyet rollerini tanımayan bireyin bazı sorunlar yaşayabileceği gibi. Bu dönemler, çocuğa yakın olan anne-baba ne kadar bilgili olursa o kadar rahat atlatılabilir.

Konumumuzu, sıfatımızı, mesleğimizi veya hayatımızın genel görüntüsünü. Hepsi birbiriyle ilişkili olasılıklar dizisi değil mi. Leonardo Da Vinci “ iyi bakarsanız her şeyin birbiriyle ilişkili olduğunu göreceksiniz” diyor. Üç satır yukarıda yazdıklarımı tekrar düşünelim. Sizce mesleğinizi siz mi seçtiniz? Ya da oturduğunuz koltuğa kendiniz mi geldiniz. Özellikle ailenin, çevrenin ve belirli bir yaşa kadar yaşadıklarınızın şuan içinde bulunduğunuz hayata yadsınamaz derecede etkisi var.

Konuşmasına izin verilmeyen bir çocuğun pısırık ve utangaç olması, okul çağına kadar insan içine çıkarılmayan bireylerin asosyal olması vb… Bu örneklerdeki insanlar eminiz ki durumlarından hoşnut değiller. Fakat gelişim dönemlerini olumsuz atlatmalarından kaynaklı sorunlar yaşam boyunca devam ediyor.

Tamam, hoş güzel söyledin de bunları ne yapacağız. Bozdursan para etmez, markete gitsen söylesen bir ekmek vermez. Doğrudur maddi bir karşılığı yok bu cümlelerin. Belki de bir anne-baba, amca, dayı, hala olarak evimizdeki ve çevremizdeki bireylerin gelişim dönemlerine yardımcı olabiliriz. Teknoloji gelişir, uzay çağı gelebilir, gidebilir, marsa yolculuk başlayabilir. Fakat insan ilk günkü gibi yine insan. Çevreden etkileniyor, ağlıyor, gülüyor, büyüyor…

Meraktan soruyorum. Yukarıdaki sorularımı cevapladınız mı?