Mehmet TEKELİ

EINSTEIN’I BEDAVA ÇALIŞTIRMAK

1 Şubat 2017, Çarşamba

     

Sınava hazırlık sürecinde tanıştım bu cümle ile. Sadece Einstein’ı değil, bildiğiniz bilim adamlarını, profesörleri, akıl danışacağınız kim var ise hepsini bedavaya çalıştırmak… Hikayesi de şu; darda kaldığınızda, işin içinden çıkamadığınız durumlarda bir bilene danışmak eylemi vardır. Bu eylemi en kısa, en olumlu şekilde sürdürmek için işi en iyi bilene sormak lazım. “O olsaydı hemen altından kalkardı'' dediğiniz kim var ise onu her an yanınızda bulamazsınız. Ama güvendiğimiz kişilerin fikirleri ve tavırları her an aklımızın bir köşesinde yer edinebilir. Onlara danışırcasına, onlar gibi düşünerek mevzuya yaklaşabiliriz. Başkalarının fikirleriyle hareket etmek değil bu. 'Bir bilsen de yine bir bilene sor' tadında küçük, akıllıca bir eylem…

Günlük hayatımızda da 'Ne yapsam da sıyrılsam bu işin içinden' dediğimiz anlar olur. İşte tam bu sırada bu kişi ve fikirler sihirli lambadan çıkmışçasına bir fikir, bir çıkış yolu gösterir. Sınava hazırlık süreci demiştim. Bu dönemi biraz açmakta fayda var. Birçok alandan sorumluyuz. Sayısal, sözel, mantık… Yoğun geçen bu çalışma sürecinde dakikalarca düşünmemize rağmen çözmek bir yana, anlayamadığımız sorular oluyordu. Deneme sınavlarının hepsinde olmasa da çoğunda denedim “bedava çalıştırmak” eylemini. En sonunda gerçek sınavda gerçekleştirdim bu eylemi. Çok faydasını gördüm.

Mevzuyu biraz daha açarsak… Bakış açısını değiştirmek de diyebiliriz. Tek bir yere sürekli bakmak yerine düşüncelerin nefes almasına imkan verip tekrar düşünmek. Üzerinde durduğumuz durumun tam tersinden ya da farklı bir noktasından olaya bakmak. Bakış açısını sevdiğiniz, yararlı bulduğunuz bir kimsenin olaylar karşısında nasıl tavır alacağını az çok biliriz. Ben en çok Leonardo Da Vinci’yi çalıştırıyorum. Sadece bir ressam değil aynı zamanda bir bilim adamı, fikir insanı. Da Vinci’nin bakış açısı diğer yaklaşımlardan ayrıydı. O, her şeyi, her zaman beraber düşünme tarafında oldu. Ancak o zaman bir anlam ve sonuca ulaşılabilirdi.

Başkalarının düşünceleri ve kendi düşüncemizi sentezleyip bir sonuca varmak en güzelidir elbette. Konfüçyus’un da dediği gibi “Çok kişiyle konuş. Az kişiyle düşün. Tek başına karar ver.”