Mehmet Raşit AKBALIK

SOKAĞA ÇIKMA YASAĞININ ACI GERÇEKLERİ

14 Nisan 2020, Salı

     

Sevgili okurlar; hafta sonu için sokağa çıkma yasağı alındı büyükşehirlerde ve uygulandı. Kararı alan İçişleri Bakanlığı idi. Gece 10’da karar kamuoyuna açıklandı ve bundan sonra olanlar oldu. Türkiye virüs ile mücadelede çok büyük çapta yara aldı. Bu yaradan en fazla üzülen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmuştur herhalde. Neden? Çünkü üç aydan beri bu mikrop ile mücadeleyi çok başarılı götürüyordu ekibiyle beraber.

Bu büyük hata ile ilgili şunları söylemek isterim. Türkiye’nin idari yönetilmesi bakanlıklar vasıtasıyla gerçekleşir. Bütün bakanlıklar fonksiyonları itibariyle önemlidir. Bunların arasında en önemli bakanlıklar şunlardır. Bir Dışişleri Bakanlığı, iki Sağlık Bakanlığı, üç İçişleri Bakanlığı, dört Milli Savunma Bakanlığı.

Fonksiyonları ve stratejileri itibariyle en önemli bakanlıklardır dış ilişkiler, vatandaşın sağlığı, ülkenin asayişi ve ülkenin savaşa hazır olması. Bu bakanlıklar çok önemli işlerle uğraştığı için bakanlıklardaki yapılanmada danışmanlar en önemli bir mesele haline gelmiştir. Sağlık Bakanı’nın bu mikrop ilk çıktığı zaman ilk icraatı ne oldu? Bilim kurulu oluşturarak 40 kişilik istişare kurulu oluşturdu, bu kurulda alınan bütün kararlar müzakere edildi. Alınan bütün kararlar bütün Türkiye’de uygulandı. Son derece başarılı üç ay geçirildi. Bütün bunların sonucunda sağlıkçılar vatandaşların gönlünde taht kurdu. Sayın Bakan Koca’nın etrafında çok başarılı danışmanlar olduğu için bakanlarına çok iyi akıl vererek bunun sonucunda Türkiye bu savaştan en az zararla çıkmalarıdır.

Bugün Sağlık Bakanımıza ve bütün sağlıkçılarımıza 81 milyon vatandaştan aldıkları dua onların yedi sülalesine yeter. Buradan hareketle İçişleri Bakanı Soylu’nun en az on ayrı konuda on tane danışmanı mutlaka vardır. Ama sizin danışmanlarınız işinin ehli ve yetenekli değilse bunun bedelini 81 milyon ülke vatandaşı öder. Bu olayda Bakan Soylu’nun bakanlık bürokratları ve danışmanları sınıfta kalmıştır. Bana göre Sayın Bakan en kısa zamanda kadrosunu yeni danışmanlarla oluşturması gerekir. Bu da hayati derecede önemli bir adımdır. Bu adımı süratle atması gerekir. Avrupa’da ve Amerika’da bakanlar görürsünüz. Bu bakanların yanı başında danışmanlar da görürsünüz. Bakanla toplantı yaptıkları zaman bakanın yanında düşüncelerini özgürce dile getirirler, üstelik bacak bacak üstüne atarak ifadelendirirler. Bakanın ne düşündüğünü hesaba katmadan şakır şakır konuşurlar. Bir Bakan danışmanı kendisine, ehliyetine güvendiği zaman böyle serbestçe hareket eder.

Batı’da olduğu gibi bizim ülkemizde de büyük holdingler vardır. Bu holdinglerin CEO’ları var. Bu CEO’lar patronların yanında ne kadar rahat özgürce konuşurlar. Patronlarının ne konuştuğuna, ne düşündüğüne bakmaksızın kendi düşüncelerini ortaya koyarlar. Patronlarının düşüncelerini icraya koymazlar. İş dünyasında Batı modelini uyguluyorsak, devlet işlerinde de bunu uygulayabiliriz.

Acizane İçişleri Bakanı’na tavsiyem şudur; kendisine on tane yeni danışman seçmesi ve bunu seçerken işinin ehli, liyakatli görevlileri danışman olarak ataması ülkenin menfaatidir. Bu aynı zamanda Allah’ın emridir.

NOT: Bu yazı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifa kararı ve istifa kararının Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmemesinden önce kaleme alınmıştır.