Kaan DİNÇ

GENÇLERE

31 Mart 2020, Salı

     

Birçok genç arkadaşın “Şu günlerde yaşadıklarımız boğazıma yapıştı. Yaşama hevesim kaçtı. Olayların hepsi boğazımda düğümleniyor. Tek cevap verecek halim yok. Her gün yaptığım işler artık yapılmaz geliyor. Boşuna çabalıyorum.” demeleri üzerine bu gençlerin yanında olmanın, hiç değilse ışığın ne yönde karşılarına çıkacağını söylemek gerektiğinin görevim olduğunu hissettim.

Sanırım şuan okuduğun lise ya da üniversite bölümünü seninle aynı potansiyelde oldukları bir sınav neticesinde belirlenmiş olan binlerce kişinin okumasından, istihdamından kaygılısın.

Bir alanda kendini göstermek istediğinde bile mutlaka işin içine maddiyatı döküp tüm emeğini yok saymalarından, yeteneğine değer verilmemesinden rahatsızsın.

İşini doğru yapmadığı yetmiyormuş gibi kendisini toplumdaki en önemli yere koyup sayende o pozisyonda olduğunu unutan insanların tavırlarından endişe duyuyorsun.

Seni çok iyi anlıyorum. Ancak devam ettirmenin anlamı yok, saymakla bitmez bu liste. Eleştirmek istediğinde ucu gelmez cümleler kurar insan.

***

Bak ne diyeceğim sana: Bu eleştirdiklerini düzeltmek için doğru bir zamanında değilsin. Şimdi kuruduğun her cümle köyündeki değerlerle galaksiyi yadırgamaktır.

Önce bir derin nefes al, dur! Şimdi bu yanlış bulduklarını düzeltme fırsatının sana verileceği anı hayal et. Yıllar sonrasında sistem seni şuan bulunmak istediğin konuma yerleştirmiş. Nasıl birisi olmak istersin o anda?

Gençliğini karanlığa küfretmekle harcamış bir adam olarak mı, yoksa fırsat verildiğinde gerekeni yapabilmek için gençliğini kendine yatırım yapmakla geçirmiş bir adam olarak mı?

Evet, zaten bunun tek bir cevabı var.

Boş ver dostum, sen kendi savaşına bak. Bu savaşı kazanırsan kazanan sadece sen olmayacaksın.

Sevgiyle…