Hüseyin IŞIK
sokeolay@gmail.com

ENGELLİ OLMAK

15 Ağustos 2016, Pazartesi

     

Türkiye'de de yapılan son tespitlere göre, 8.5 milyona yakın engelli yaşıyor.

Diğer bir deyişle, Türkiye'deki her 9 kişiden biri engelli…

Bu rakamlardan da anlaşılacağı gibi engelliler, ülke nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Böylesi yüksek bir orana sahip olmalarına karşın, yıllarca hep görmezden gelindiler.

Ancak son yıllarda çok sayıda olumlu şey yapıldı.

Engellilerin sosyal haklardan ve hizmetlerden yararlanma kapsamı ciddi manada genişletildi.

Zaman içerisinde bunlar yaşanırken toplumsal bakış da çok değişti.

Eskiden birçok yerde kendi kaderleriyle başbaşa bırakılan engelli bireyler, bugün çok daha iyi şartlara sahip oldu.

Özellikle kamu kurumlarında yaşamlarını sınırlayan engellerin kaldırılmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.

ENGELLİLER DE DİĞERLERİ GİBİ YAŞAMAK İSTİYOR

Onlar da normal insanlar gibi yaşamlarını bağımsız bir şekilde idame ettirme çabasında.

Başta da belirttiğim gibi, engellilere yönelik hukuksal ve fiziksel çok sayıda düzenleme yapıldı.

Bütün bunlar sevindirici gelişmeler.

Ancak kamusal alanda yapılan düzenlemelerin yanında, bizim de toplum olarak engellilere bakışımızı gözden geçirmemiz gerekiyor.

Engellilerin yaşamlarını kolaylaştırıcı imkan ve fırsatları, onlara tanımalıyız.

Bütün bunları insani sorumluluğumuzu unutmadan, onların yaşam alanlarına saygı göstererek yapmalıyız.

Onlar da bizler gibi sokaklarda yürümek, belediye otobüslerine binmek, şehirde dolaşmak istiyor.

Bu amaçla şehirlerdeki kaldırımlara engellilere özel sarı yürüme şeritleri döşendi.

Birçok kişi kaldırım boyunca devam eden bu şeritlerin neden ve ne için döşendiğini bilmiyor.

Veya bilse de bilmezmiş gibi davranıyor.

Bunu neden mi söylüyorum.

Birçok yerde bazı kendini bilmez sürücüler araçlarını kaldırıma park ederek, görme engelli vatandaşları görmezden geliyor.

Bir engel de onlar koyuyor.

Veya kaldırım işgali yapan işyeri sahipleri, engellilerin en büyük şikayetçi olduğu konuların başında geliyor.

GÖRMEYENİ KİM GÖRÜYOR

Salih Arıkan görme engelli bir vatandaş.

Yaşadıklarını sosyal medya hesabından paylaşarak, engellilere yönelik duyarlılığı arttırmaya çalışan, gezmeyi seven, dışa dönük birisi.

Salih Arıkan'ın bir engelli olarak yaşadıkları fıkralara konu olacak cinsten.

İşte onlardan bazıları;

"Bugün iş çıkışı .... mağazasının kaldırımın üstüne koyduğu malzemelere çarpa çarpa yoluma devam ettim. Neyse yine ara sokağa doğru döndüm burada ara geçiş var bir taraf .... mağazasına doğru gidiyor. Oraya zaman, zaman araba koyuyorlar. Her zaman rica ediyorum kaldırıyorlar. Bazen de araba koyulmasın diye demir koyuyorlar. Ayağıma çarpıyor. Yine bir gün bir kişi kolumdan asıldı. Hayvan gibi asılıyorlar. Kaldırımda benim en büyük şikâyetim bu. Adam tezgâhına çarpacağım diye beni tutar. Arabasına diyeceğim diye kolumdan asılır. Görmeyenler kadar izinsiz bedenine dokunulan ikinci bir gurup var mıdır? Ben hiç kimsenin bedenime benden habersiz dokunmasını istemiyorum. Dalgın yolda yürüyorsun ansızın biri kolundan çekiştiriyor. "Lütfen dokunmayın" deyince de "yardım ediyoruz iyilik de yaramıyor" diyorlar. Neyse adamlar beni tuttu. Bende niye beni tutuyorsunuz dedim adamlarda araba geçiyor dediler. Bende burası kaldırım nasıl araba geçer dedim ellerinden kurtuldum arabaya bir kaç tekme attım. Kendimi ihbar ediyorum dileyenler ceza kesebilir. Bir gün tüm kaldırımları boşaltın doya, doya koşmak ve bir gün arabaya elbiselerimi paspas etmeden kaldırımlara konulan malzemelere çarpmadan bir gün geçirmek istiyorum sanırım hakkımdır."

Unutmayın!

Her insan bir engelli adayıdır.

Salih Arıkan'ın ve diğerlerinin yaşadığı engelleri gelin hep birlikte kaldıralım.