Hüseyin IŞIK
sokeolay@gmail.com

"Müşteri değil öğrenciyiz"

5 Eylül 2016, Pazartesi

     

Liseyi bitiren hemen her öğrencinin hedefidir, üniversiteye girebilmek..

Sonrasında ise, kalacak yer endişesi başlar.

Özellikle yoksul ve dar gelirli öğrenciler ve aileler açısından üniversiteye yerleşmek kadar önceliklidir bu konu.

2015 yılı istatistiklerine göre, Türkiye'de üniversite öğrenimi gören öğrenci sayısı yaklaşık 6 milyon.

Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun 81 ilde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki yurt kapasitesi ise, toplam 385 bin 235..

Bu rakamlardan anlaşılacağı gibi, üniversite okuyan öğrencilerin ancak yüzde 6'sı devlete ait yurtlarda kalabiliyor.

Üniversiteyi kazanıp ailesinden ayrılan yüz öğrenciden 94'ü başının çaresine bakmak zorunda.

Bu konu aslında Türkiye'nin uzun yıllardır hiç değişmeyen en temel sorunlarından..

Bir ülkenin yarınlarını yönetecek, geleceğinde söz sahibi olacak gençler, sahipsiz bırakılıyor.

Hem de en çok ihtiyaç duydukları, ailelerinden ilk kez ayrıldıkları bir anda yalnız bırakılıyor.

Bunun faturasını çok acı bir şekilde 15 Temmuz'da yaşadık.

Bu acı tecrübeden hareketle, yeni Türkiye'nin öncelikli hedefinin, üniversite öğrencilerinin yurt sorununu çözmek olmalı.

ÜNİVERSİTE KENTİ SÖKE

Özellikle 1990'lı yıllarda hemen her ilde bir üniversite açıldı.

İrili ufaklı çok sayıda ilçe üniversite ile tanıştı.

Onlardan biri de Söke..

1993 yılında Söke Meslek Yüksekokulu ile üniversite deneyimi yaşayan Söke, bugün yaklaşık 4 bin öğrenciyi barındıran önemli bir öğrenci kenti.

Ancak ne yazık ki, binlerce öğrencinin geldiği Söke'de devlete ait bir yurt yok.

KYK'ya ait 500 kişilik karma yurdun inşaatı ise hala devam ediyor.

Söke'deki bölümleri tercih eden öğrenciler, fırsatı kazanca dönüştürmek isteyen özel yurt ve ev sahiplerinin insafına terkedilmiş durumda..

Öğrenciler, yıllardır yüksek tutulan yurt fiyatlarının ve fahiş fiyattan tutmak zorunda kaldıkları ev kiralarının düşürülmesini istiyor.

ÖĞRENCİLER TEPKİLİ

Bir süre önce Söke'deki bazı bölümlerin Aydın'a taşınacağı söylentileri gündeme geldi.

Buna Sökeliler, Sökeli esnaflar ve yurt sahipleri "dişimizle tırnağımızla yaptıklarımız elimizden alınıyor" diyerek tepki gösterdiler.

Araya giren STK temsilcileri ve siyasilerin desteğiyle bu bölümler şimdilik Söke'de kaldı.

Ancak bu karar öğrencilerin pek hoşuna gitmedi.

Bölüm öğrencileri karara tepki gösterdi.

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğü'ne dilekçe veren öğrenciler, Söke'deki yurt ücretlerinin ve kiraların bilinçli olarak yükseltildiğini ve kendilerinin yolunacak kaz gibi görüldüğünü kaydettiler.

Aydın'a taşınmak istediklerini de belirten öğrenciler dilekçelerinde;

"Bilindiği üzere Söke'de bulunan Çocuk Gelişimi bölümünün 2016-2017 eğitim döneminde Aydın Merkez'de devam edeceği duyumları alınmıştı. Ancak Söke halkı ve esnafı bu bölümün Söke'den ayrılmaması için tepkiler göstermiştir. Aynı zamanda tepkilerinin aksine öğrencilere verilecek ev/apart/yurt fiyatlarını anlaşmalı olarak artırarak fahiş fiyatlara çıkarmıştır. Bölüm öğrencisi olarak eğitimime diğer bölüm öğrencileri ve hocalarla birlikte, staj yapacağımız yer olan Aydın Merkezde devam etmeyi istemekteyim. Eğer Söke'de devam edecek isek ev fiyatlarının ivedilikle düşürülmesini talep etmekteyim.

Gereğini bilgilerinize sunarım. Saygılarımla." ifadelerini kullandı.

"MÜŞTERİ DEĞİL ÖĞRENCİYİZ"

Bir çok üniversite kentinde görmeye alıştığımız bu sloganla artık Söke'de tanışıyor.

Söke'deki üniversite öğrencileri de, seslerini duyurmak istiyor.

Sosyal medyada örgütlenen öğrenciler, "Müşteri değil, Öğrenciyiz" diyerek Sökelilerin dikkatini çekmeye çalışıyor.

Öğrenciler, okulların başlamasının hemen ardından bir protesto gösterisi yapmayı planlıyor.

26 Eylül Pazartesi günü Söke Hükümet Meydanı'nda toplanacak öğrenciler,"Uzun süredir tartışma konusu olan hemşirelik bölümünün Söke"de kalmasının kesinleşmesinin ardından artan kira ve yurt ücretleri konusundaki mağduriyetimizden sizleri haberdar etmek istiyoruz.

Aileye 500 lira olan kira bedelinin öğrenciye 1000 lira olması mantığını doğru bulmuyoruz. Hatırlatmalıyız ki, bir çoğumuzun aileleri emekli maaşıyla, asgari ücretle geçinen aileler. Belirlenen ücretler ise normal standartların üstünde. Bu şartlar altında bir çoğunun çocuğunu okutması pek te mümkün görünmüyor. Eğitime önem veren Söke halkının bu konuda duyarsız kalmayacağına, okulumuzun taşınmaması konusunda destek verdiği gibi bu konuda da bizlere gereken desteği vereceğine inanmak istiyoruz." diyecekler.