Faruk ÖZKAN
faruk.ozkan@aydindenge.com.tr

Keşke dostluk ipini koparmasaydın...

23 Mayıs 2017, Salı

     

Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini...

Mevsim kış, hava ayaz olsa da genç adamın köşedeki parktan başka gidecek yeri yokmuş. Bir sabah, iş arayacak derman bulamamış bacaklarında. Açlıktan ve soğuktan bitkin bir şekilde bankta otururken kocaman bir araba yanaşmış kaldırıma. Arka kapıyı açmaya çalışan şoförü kızgınlıkla yana itmiş, arabadan inen yaşlı adam.

"Yalnız bırakın beni, parkta dolaşırsam belki sinirim geçer" diye söylenmiş.

Zengin bir iş adamı olduğu her halinden belli olan ihtiyar, birkaç adım attıktan sonra bankta titreyen terziyi görmüş. Terzi, adamın üzerindeki paltoya bakıyormuş dikkatle. Birden siniri geçiveren ihtiyar,

"Zavallı adamcağız, kim bilir nasıl üşüyordur, ona nasıl yardım etsem acaba?" diye düşünmeye başlamış.

PALTOYU İŞ ADAMINA YAKIŞTIRAMADI

Oysa terzinin düşlediği paltonun sıcaklığı değilmiş. O, çok kalın ve kaliteli bir kumaştan üretilen bu paltonun sahibine hiç de yakışmadığını ve onun vücuduna uygun şekilde dikilmediğini düşünüyormuş. Yaşlı iş adamı, terzinin yanına yaklaşıp,

"Ne o evlat, bu ayazda parkta donmuşsun. İstersen paltomu sana verebilirim" deyince,

"Hayır, teşekkür ederim. Ben sadece bu paltonun size göre olmadığını düşünüyordum. Kumaşı fazla kalın ve sizi olduğunuzdan şişman göstermiş" diye yanıt vermiş terzi.

Yaşlı adam bu cevabı alınca hayli şaşırmış. Çünkü o da üzerindeki paltoya onca para ödediği halde kendisine bir türlü yakıştıramıyormuş.

"Soğuktan titrerken nasıl böyle bir şeye dikkat edebiliyorsun?" diye soran yaşlı adam,

"Ben terziyim" yanıtını alınca

"Benimle gel, hayat hikayeni yolda anlatırsın" diyerek arabaya bindirmiş bizim terziyi.

ÇOK ÜNLÜ OLDU

Bu karşılaşma, terzinin hayatındaki dönüm noktası olmuş. Böyle yetenekli bir insanın, işsiz ve evsiz kalmasına çok üzülen iyiliksever yaşlı adam, terziye bir dükkan açmasına yetecek kadar para vermiş. Bunun karşılığında tek istediği kendi giysilerini bu genç adamın dikmesiymiş. Terzi, hem yeniden bir işe kavuşmanın hem de kendi işine başlamanın heyecanıyla deliler gibi çalışmaya başlamış. Bu arada yaşlı iş adamı da desteğini esirgemiyor, onu kendi çevresinden zengin kişilerle tanıştırarak yeni siparişler almasını sağlıyormuş. Küçük dükkân önce kocaman bir moda evine dönüşmüş, sonra da pek çok ünlü marka için üretim yapmaya başlamış. Terzi artık "Ünlü iş adamı" diye anılır olmuş.

Bir gün ihtiyar adam onu ziyarete gitmiş. Terzi çok büyük bir iş bağlantısı yapmak üzere yurt dışına gidecekmiş ve uçağa yetişmesine az bir zaman varmış. Biraz sohbet ettikten sonra yaşlı adam birden fenalaşmış, kalp krizi geçiriyormuş. Hemen bir ambulans çağırtarak hastaneye kaldırılmasını sağlamış. Yeni iş adamımız ise büyük işi kaçırmak istemediği için uçağa yetişmiş. Yaşlı adam krizi atlatmış ve uzun süre hastanede yatmış, bir yandan da sadece bir kez telefon ederek durumunu soran terziyi bekliyormuş. Fakat terzi, daha çok para kazanmak için oradan oraya koştururken bir türlü yaşlı adamı ziyarete gidememiş.

''NEREDE HATA YAPTIM?''

Aradan o kadar uzun bir süre geçmiş ki bu sefer de utancından yaşlı adamın kapısını çalamaz olmuş. Bir süre sonra terzinin işleri yolunda gitmemeye başlamış. Fabrikalarını kapatmak zorunda kalmış ve elinde kala kala yine küçücük bir dükkan kalmış. Utana sıkıla yaşlı adama koşmuş, nerede hata yaptığını sormak için. Son derece kırgın olan ihtiyar, yine de onu kabul etmiş ama anlatacağı öyküyü dinledikten sonra hemen çıkıp gitmesini istemiş.

Ve başlamış anlatmaya:

"Bir zamanlar fakir bir oduncu varmış. Ormandaki bir kulübede yaşar ve odun keserek hayatını kazanırmış. Bir gün kulübesinde yangın çıkmış ve bu yangın bütün ormanı kül etmiş. O çevrede kimse ona güvenip iş vermeyince çıkınını alan oduncu, eşeğine binip yola koyulmuş.

BÜLBÜL İLE ODUNCUNUN HİKAYESİ

Ağaçların arasında yürürken birinin kendisine seslendiğini duymuş. Başını kaldırınca konuşanın bir bülbül olduğunu görmüş. Bülbül ona

"Senin haline çok üzüldüm, şimdi öyle bir büyü yapacağım ki eşeğin çok güzel şarkı söylemeye başlayacak, sen de onunla gösteriler yapıp çok para kazanacaksın" demiş.

Gerçekten de eşek birbirinden güzel şarkılar söylemeye başlamış. Oduncu o şehir senin bu kasaba benim dolaşıp eşeğine şarkı söyletiyor ve herkes onları izlemek için birbiriyle yarışıyormuş. Oduncu ve şarkı söyleyen eşeği bütün ülkede ünlenmişler. Bir gün yine bir gösteriye yetişmek için koştururlarken bülbülün yardım isteyen sesini duymuş oduncu. Bir kedi bülbülü yakalamış ve yemek üzereymiş. Şöyle bir duraklamış ama gösteriye gitmeyip onca parayı kaçırmayı gözü yememiş, arkasına bakmadan kaçmış oradan. Gösteri başladığında ise eşeği, her zamanki gibi güzel şarkılar söylemek yerine sadece bir eşeğin çıkarabileceği sesleri çıkarmış.

Oduncu, kendisini şarlatanlıkla suçlayan izleyicilerin elinden canını zor kurtarmış. İşte o zaman bülbül ölünce büyünün bozulduğunu anlamış. Ben de senin bülbülündüm ve sen beni öldürdün, büyü de o yüzden bozuldu. Keşke güzel giysiler dikerken dostluk ipliğini koparmasaydın..."

Öyküyü dinleyince hemen çıkıp gitmiş terzi, çünkü söyleyecek bir sözü yokmuş...

Dostluk iplerinizi koparmamanız dileğiyle....... 



Yazarın Tüm Yazıları
İftira
Adalet hanım
Fıtrat
Çocuk ve Aile
."Sâbık Başbakan'ın Memleketi"
KRALİÇE'NİN SOYTARILARI
Dumanını yel, parasını el alır
UMUT
Türkeş'in dilinden TÜRK
FIRTINA ÇIKTIĞINDA UYUYABİLİRİM
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 3
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 2
Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 1
MÜNECCİMBAŞI
KİRİ TEMİZLEMEK İÇİN
En asil duygunun insanı
İnce Hesap
İKİNCİ ABDÜLHAMİDHAN'IN MERHAMETİ
KADIN
FATİH'İN KADISI HIZIR BEY
KOCA KARI İLE HZ. ÖMER
PEYGAMBER EFENDİMİZDEN NASİHATLER
KARINCA İLE HZ. SÜLEYMAN
CENNET
FETHULLAH GÜLEN 2012 YILINDA ÖLSEYDİ
PATATES İLE SOĞAN
HANEY
BELOC
CHP'DE YİNE NELER OLUYOR?
İBRAHİM SAYAR
NE SANDIN
KOVADAKİ ÇATLAK
RÜYANIN SONU HALA GELMEDİ
ALTMIŞ YAŞIN ÜZERİNDEKİLERE NASİHATLER
BEDDUA
İBRETLİK BİR HİKAYE DAHA
ATATÜRK'ÜN BALIKESİR HUTBESİ
ATATÜRK'ÜN DUMLUPINAR KONUŞMASI
VAR MI BÖYLE EVLİLK
Cep telefonuyla Allah’ını arayan kız
GENÇLİĞİN SIRRI
KÜÇÜK ODUNLAR
KIZ İSTEME
HAYAT
YÜREK YIKAN BİR HİKAYE
Çoban ve ağaç
BİR BABANIN KURBAN MUHÂKEMESİ
HAK KELAMI
ARTIK EĞRİ KALAMAZSIN DOĞRUL
İMAM ŞAFİİ'NİN VERDİĞİ DERS
ALEME LAZIM OLAN FATİH'İN ADALETİ
HATİCE ANNEMİZİ UNUTULMAZ KILAN
HAYIR VE ŞER GİZLİDİR ANLAYAMAYIZ
TEŞEKKÜRLER TOLGA ÇANDAR
DEPREM
KİMİNLE DOST OLUNUR?
SAĞLIKLI VE MUTLU YAŞAMAK İÇİN
YENİ DÜNYA DÜZENİ
KANLA BESLENENLER
SEN DE POZİTİF DÜŞÜN
DÜŞMAN
ABDÜLKADİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİNDEN ÖĞÜTLER
Kim kazanır?
Bizim dünyadaki izlerimiz
BU ŞEHİR
Bre Zındıkk
Adalet
Nasreddin Hoca'nın dediği gibi
Zeytin
Zarif bir şair
Emperyalizmin yeni köpekleri Araplar
Cehennemin ateşini söndüren Adalet
TEPKİLER
Aşk
Keşke dostluk ipini koparmasaydın...
Sabırdan çıkan tat
Moralin niye bozuk?
ÖDÜL VE CEZA
Maskeleri çıkarın
Demirel'den hoşgörü dersi
Sular kesilecek
Vesselam!..
İŞ BİLENE CAN FEDA
Türk gençliği oyuna gelmemeli!..
Vatandaş nasihati
Zulmü Alkışlayamam
Milliyetçiler
‘Bu da geçer’
Anayasa Değişikliği Maddeleri-10
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 9
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 8
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 7
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 5
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 5
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 4
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 3
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 2
Anayasa değişikliği maddeleri
Hiroşima’dan Çanakkale’ye …
Hayrını gizleyen ressam
Hollanda
Ahlaki çöküş
‘Has Bey’
Demokrasi
Kral çıplak
İmam-ı Birgivi
Aydın'daki kaynakların kaymağını kimler yiyor?
Dostluğun tarifi
SANAYİ ESNAFI
Başarının Sırrı
Rehavetteki ‘EVET’
Kaza mı, intikam mı?
Aydın’da yaşamak
Aydın Havası
Sekiz yetmez, dokuz olsun
Bu yıl tecrübe oldu
Gerginlik kaybettirir
ANLAŞILMAK
Aydın’ın üstünlüğü
Umurlu
Kaostan çıkan düzen
Zındık
Sosyal medya
Kaderimizin değişeceği bir yıl olsun
Esaslı ‘kötek’ şart
Zeytin ve zeytinyağı
Duymayan kalmasın
Bülent Tezcan’a sıkılan kurşun
Hizmet kavgası
Ağzı olan susuyor
Ağustos biterken…
Bir yerde dur, adam gibi dur…
Davos’tan 15 Temmuz’a
Kula teslim olmamak lazım
Darbecilere Mustafa Kemal'den telgraf var
AHI KALMAZ
Bu sefer ezanı Türkçe okutamadılar
Biz bize yeteriz
Kavgacılar değil Aydın kazansın
Hasta adam Avrupa
Katil olmak istemiyorsanız bu yazıyı okuyun
Paşa koltuğu
Kavgasız bir Aydın istiyoruz
Kötü Adam ucuza satar
Ah Rıza ah!
Bugün bize, yarın size…
Gülmemiz gerek
O iş senin bildiğin gibi değil kardeş!
Baba dostuna vefa
Balık başı yeme heveslisi adamlar şehri…
Sende mi be İsmet Amca?
Çıtalı ve insan
Yapılanı eleştirmek
Onlar gelsin
Kurabiye hırsızı
Milletvekillerinin takipçisi olun
Nar fantazisi
Çine, Karpuzlu ve Kılıçdaroğlu
Ağzından bal damladı
Sık seçim iyi gelmedi
Kız çocuğu
Takdir yetkisi
Türkiye hapşırsa Aydın kanser oluyor
Bıyık - sakal siyaseti
Özge’nin babası…
Ön yargı
Bize bizden başka dost yok
İncirliova…
Peşkeş
Yılanlar, yalanlar ve gerçekler
Dalkavukluk…
Ormanda alim olmak kolay
Ezansız iftar
Cezası bir ay
Deniz’in mirası
Hamdolsun Müslümanım, Ne mutlu Türküm diyene!
Selam