Faruk ÖZKAN
faruk.ozkan@aydindenge.com.tr

Ön yargı

14 Ağustos 2015, Cuma

     

Bir öğretmen, derslerinden birinde şu hikayeyi anlatır:

“Seyir halinde bir gemi… Yolcular, güverteye çıkmışlar eğleniyorlardı… Ancak, işler her zaman yolunda gitmez!.. Gemi, aniden bir kazaya uğradı ve denizin derinliklerine doğru batmaya başladı…

Güvertedeki yolcuların arasında evli bir çift bulunuyordu, korku içinde can havliyle kurtarma botuna doğru koştular… Ancak botta sadece bir kişilik yer kalmıştı…

Adam, o an karısını ardında bırakarak botun içine atladı… Kadın, güvertede yapayalnız kalmıştı…

Gemi, neredeyse batmak üzereydi…

Deniz, kadını kendine çekiyordu…

Kadın, bir yandan dalgalarla boğuşurken diğer yandan eşine sesini duyurmak istiyordu…

Söylemek istedikleri vardı…

Bağırmaya çabalıyordu…”

Öğretmen, bu noktada sustu, hikayeye devam etmedi.

Sınıfa şu soruyu yöneltti:

“Sizce, kadın ne söylemiş olabilir?”

Herkes bir şey söyledi. Kadının söylemiş olabileceği cümleyle ilgili tahminler çoğunlukla şöyleydi: “Senden nefret ediyorum. Ne kadar da körmüşüm seni hiç tanımamışım…”

Aldığı cevaplar öğretmeni memnun etmedi…

Öğretmenin dikkatini bu süreç zarfında sessiz, sakin ve yorumsuz kalan bir erkek öğrenci çekti…

Ona doğru yöneldi, aklına gelen bir şey varsa söylemesini cevabını öğrenmek istediğini söyledi.

Çocuk bir süre sessizlik içinde kaldı ve sonra dedi ki:

“Öğretmenim, benim düşünceme göre kadın, kocasına ‘Çocuğumuza iyi bak, onu koru kolla…’ diye bağırmıştır.”

Öğretmen, hayret içerisinde kalmıştı, öğrencisine sordu:

“Sen, bu hikayeyi daha önceden duymuş muydun, biliyor muydun?”

Çocuk, kafasını salladı ve dedi:

“Hayır, duymadım. Annem, hasta olup bizi bu dünyada terk etmeden önce babama aynı bu sözcükleri söylemişti.”

Öğretmen hüzün dolu bir sesle dedi ki:

“Evet, cevabın doğru…”

Sonra anlatmaya devam etti:

“Gemi, giderek suların altına batıyor, denizin derinliklerine doğru çekiliyordu…

Adama gelince… Evine sağ salim ulaşır ve tek başına kızını büyütür, yetiştirip eğitir..

Seneler geçer… Ve bir gün adamda bu dünyadan gider..... karısına ulaşır…

Bir gün, kızları babasının ardından kalan evrakları düzenlerken hatıra defterini bulur…

Ve anlar ki… Bu yolculuğa çıkmadan önce annesi amansız bir hastalığa yakalanmıştı… fazla zamanı kalmamıştı… Ve aslında o hassas anda, babası kızlarını büyütebilmek için hayatta kalma umudu yakalamıştı…

Babasının yazdıklarını okumayı sürdürür:

‘Aslında o kadar can atıyordum ki okyanusun derinliğinde seninle birlikte olmak için… Buna rağmen kızımızın uğruna, senin tek başına dalgalar arasında kaybolmana razı oldum’…”

HİKAYE, BÖYLECE SON BULUR…

Sınıf, derin bir sessizlik içindedir…

Öğretmen, öğrencilerinin bu hikayenin içerdiği ahlaki dersi almış olduklarını anlar…

Ders, bu dünyadaki ‘hayır ve şer’le, ‘iyilik ve kötülük’le ilgilidir…

Her işin, her olayın, her durumun ötesinde; her bağırışın, her sözün ardında bazen öyle karmaşık durumlar mevcuttur ki onların idrak edilmesi çok zordur…

Bu nedenledir ki asla yüzeysel düşünmeyelim ve anlamadan, idrak etmeden kimseyi yargılamaya kalkmayalım…

Hesap ödeme konusunda hevesli olanlar; cepleri parayla dolu olduğu için değil, dostluk ve arkadaşlığa paradan daha çok değer verdikleri için.

Çalışma hayatında her işi yapmak için istekli olanlar; ahmak oldukları için değil sorumluluklarını iyi bildikleri için

Her kavga ve tartışmadan sonra ağızlarını özür dilemek için açanlar, suçlu oldukları için değil sizi gerçek dostu olarak gördükleri için

Size mesaj gönderenler, yapacak başka işleri olmadığından değil sizin sevginizi kendi canlarında ve yüreklerinde taşıdıkları için yaparlar...

Gün gelecek hepimiz birbirimizden ayrılacağız…

Sohbetlerimizi, yürekten özleyeceğiz…

Günler, aylar, seneler birbiri ardına öyle büyük bir hızla geçiyor ki…

Ve artık geridekilerle hiçbir bağlantı kalmaz…

Ve bir gün çocuklarımız bizim resimlerimizi görüp soracaklar:

“Kim bunlar?”

Biz gözlerimizde saklı gözyaşlarımızla, acı bir tebessümle onları kalbimizin en derinlerinde hissederek diyeceğiz ki:

“Onlar ki yaşamımın en güzel günlerini birlikte geçirmiş olduğum....paylaştığım ....sevdiğim...... insanlar…”



Yazarın Tüm Yazıları
İftira
Adalet hanım
Fıtrat
Çocuk ve Aile
."Sâbık Başbakan'ın Memleketi"
KRALİÇE'NİN SOYTARILARI
Dumanını yel, parasını el alır
UMUT
Türkeş'in dilinden TÜRK
FIRTINA ÇIKTIĞINDA UYUYABİLİRİM
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 3
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 2
Osmanlı Padişahlarının Bilinmeyen Yönleri yazı dizisi 1
MÜNECCİMBAŞI
KİRİ TEMİZLEMEK İÇİN
En asil duygunun insanı
İnce Hesap
İKİNCİ ABDÜLHAMİDHAN'IN MERHAMETİ
KADIN
FATİH'İN KADISI HIZIR BEY
KOCA KARI İLE HZ. ÖMER
PEYGAMBER EFENDİMİZDEN NASİHATLER
KARINCA İLE HZ. SÜLEYMAN
CENNET
FETHULLAH GÜLEN 2012 YILINDA ÖLSEYDİ
PATATES İLE SOĞAN
HANEY
BELOC
CHP'DE YİNE NELER OLUYOR?
İBRAHİM SAYAR
NE SANDIN
KOVADAKİ ÇATLAK
RÜYANIN SONU HALA GELMEDİ
ALTMIŞ YAŞIN ÜZERİNDEKİLERE NASİHATLER
BEDDUA
İBRETLİK BİR HİKAYE DAHA
ATATÜRK'ÜN BALIKESİR HUTBESİ
ATATÜRK'ÜN DUMLUPINAR KONUŞMASI
VAR MI BÖYLE EVLİLK
Cep telefonuyla Allah’ını arayan kız
GENÇLİĞİN SIRRI
KÜÇÜK ODUNLAR
KIZ İSTEME
HAYAT
YÜREK YIKAN BİR HİKAYE
Çoban ve ağaç
BİR BABANIN KURBAN MUHÂKEMESİ
HAK KELAMI
ARTIK EĞRİ KALAMAZSIN DOĞRUL
İMAM ŞAFİİ'NİN VERDİĞİ DERS
ALEME LAZIM OLAN FATİH'İN ADALETİ
HATİCE ANNEMİZİ UNUTULMAZ KILAN
HAYIR VE ŞER GİZLİDİR ANLAYAMAYIZ
TEŞEKKÜRLER TOLGA ÇANDAR
DEPREM
KİMİNLE DOST OLUNUR?
SAĞLIKLI VE MUTLU YAŞAMAK İÇİN
YENİ DÜNYA DÜZENİ
KANLA BESLENENLER
SEN DE POZİTİF DÜŞÜN
DÜŞMAN
ABDÜLKADİR GEYLÂNÎ HAZRETLERİNDEN ÖĞÜTLER
Kim kazanır?
Bizim dünyadaki izlerimiz
BU ŞEHİR
Bre Zındıkk
Adalet
Nasreddin Hoca'nın dediği gibi
Zeytin
Zarif bir şair
Emperyalizmin yeni köpekleri Araplar
Cehennemin ateşini söndüren Adalet
TEPKİLER
Aşk
Keşke dostluk ipini koparmasaydın...
Sabırdan çıkan tat
Moralin niye bozuk?
ÖDÜL VE CEZA
Maskeleri çıkarın
Demirel'den hoşgörü dersi
Sular kesilecek
Vesselam!..
İŞ BİLENE CAN FEDA
Türk gençliği oyuna gelmemeli!..
Vatandaş nasihati
Zulmü Alkışlayamam
Milliyetçiler
‘Bu da geçer’
Anayasa Değişikliği Maddeleri-10
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 9
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 8
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 7
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 5
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 5
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 4
Anayasa Değişikliği Maddeleri - 3
Anayasa Değişikliği Maddeleri – 2
Anayasa değişikliği maddeleri
Hiroşima’dan Çanakkale’ye …
Hayrını gizleyen ressam
Hollanda
Ahlaki çöküş
‘Has Bey’
Demokrasi
Kral çıplak
İmam-ı Birgivi
Aydın'daki kaynakların kaymağını kimler yiyor?
Dostluğun tarifi
SANAYİ ESNAFI
Başarının Sırrı
Rehavetteki ‘EVET’
Kaza mı, intikam mı?
Aydın’da yaşamak
Aydın Havası
Sekiz yetmez, dokuz olsun
Bu yıl tecrübe oldu
Gerginlik kaybettirir
ANLAŞILMAK
Aydın’ın üstünlüğü
Umurlu
Kaostan çıkan düzen
Zındık
Sosyal medya
Kaderimizin değişeceği bir yıl olsun
Esaslı ‘kötek’ şart
Zeytin ve zeytinyağı
Duymayan kalmasın
Bülent Tezcan’a sıkılan kurşun
Hizmet kavgası
Ağzı olan susuyor
Ağustos biterken…
Bir yerde dur, adam gibi dur…
Davos’tan 15 Temmuz’a
Kula teslim olmamak lazım
Darbecilere Mustafa Kemal'den telgraf var
AHI KALMAZ
Bu sefer ezanı Türkçe okutamadılar
Biz bize yeteriz
Kavgacılar değil Aydın kazansın
Hasta adam Avrupa
Katil olmak istemiyorsanız bu yazıyı okuyun
Paşa koltuğu
Kavgasız bir Aydın istiyoruz
Kötü Adam ucuza satar
Ah Rıza ah!
Bugün bize, yarın size…
Gülmemiz gerek
O iş senin bildiğin gibi değil kardeş!
Baba dostuna vefa
Balık başı yeme heveslisi adamlar şehri…
Sende mi be İsmet Amca?
Çıtalı ve insan
Yapılanı eleştirmek
Onlar gelsin
Kurabiye hırsızı
Milletvekillerinin takipçisi olun
Nar fantazisi
Çine, Karpuzlu ve Kılıçdaroğlu
Ağzından bal damladı
Sık seçim iyi gelmedi
Kız çocuğu
Takdir yetkisi
Türkiye hapşırsa Aydın kanser oluyor
Bıyık - sakal siyaseti
Özge’nin babası…
Ön yargı
Bize bizden başka dost yok
İncirliova…
Peşkeş
Yılanlar, yalanlar ve gerçekler
Dalkavukluk…
Ormanda alim olmak kolay
Ezansız iftar
Cezası bir ay
Deniz’in mirası
Hamdolsun Müslümanım, Ne mutlu Türküm diyene!
Selam