Esra KOZBEK

Neden bağımlı-bağlı olunur?

3 Eylül 2019, Salı

     

Bağımlılık… Duyunca bile içini burkan bir kelime değil mi? Bağlılık… Hoş duyguları okşayan bir kelime. Bağlılık; İnanılan, bilinen doğru olan her hangi bir olguya, duruma vs olan histir. Kendi kurallarına bağlı olmak, kültürüne gibi faktörlerin getirilerini kabullenmektir. ‘Akşamları 22.00 da uyuyacağım’ bu bir bağlılıktır.

Bağımlılık, dalgalanma halinde toplumda herkesin üzerinde etkilidir. Kötü ve yanlış olduğunu bile bile yapmaktır ve maalesef ki bunun birçok çeşidini günlük hayatta görebilmek mümkündür. Aşırı spor, aşırı para harcama, obezite, alkol, sigara, telefon vs… Fakat en tehlikeli olanı madde bağımlılığı.

Herkesin bildiği şu fare deneyini anlatacağım. 2 ayrı kafesler var. Biri bir farenin yaşamını sürdürmesi ve psikolojik desteği için yeterli alan mevcut. 3 fare, oyuncaklar, yemek, su, olumlu hava şartları vs. Diğer kafes ise köhne, yalnız yemek ve su kabı haricinde tek bir farenin yaşayabileceği bir alan.

2 kafese de içerisinde aynı miktarda uyuşturucu ve su bulunan bir kap bırakılıyor. İyi durumda olan farelerde gözlemlenenler yalnız olanla çok zıttır. Yalnız olan fare uyuşturucuya bağımlı olmuşken çoklu fareler çok nadiren uyuşturuculu suya yöneliyor.

Durumun mantığını anlamak için daha derine inmek için Psikolog Bruce K. Alexander koşulları değiştiriyor. Hangi fare olursa olsun kötü koşullara sahip fare bağımlı oluyor.

Bağımlılık sonradan kazanılan bir edinim olduğu gibi tek taraflı gelişmeyen olumsuz şartların getirisidir. Üzülünce yenile yemekler, sinirle ya da ezilmiş ego ile yapılan sporlar, sahipsizlik, yokluk ya da arınma hissi için yapılan yüklü alışverişler, takıntılı kişilik sebebi ile kazanana kadar oynanan kumarlar…

Ortamın oluşması, kritik dönemler, kendini ispatlayamama, rol modeller, aile içi sorun ve sorumluluklar gibi bir çok başlığın madde kullanımında etkili olmasını önümüzdeki haftalarda ayrıntılı olarak yazacağım…

Sağlıcakla…