Burçin İVREN
cavehve@gmail.com

Dostluğun Gölge Yanı Olarak Kırgınlık

15 Ocak 2018, Pazartesi

     

Kuşkusuz dostluklar zor zamanların, arkadaşlıklar ise güzel zamanların ortaklığı içindir. Bir dostun sevgisi ile kendinize duyduğunuz eksik sevgiyi doldurabilir, bir dostun desteği ile kendinize veremediğiniz desteği tamamlayabilirsiniz.Çünkü dostluk, insan kalbinin eşiti ve onu tamamlayanıdır.

 

Dostlar birbirlerini hissederler. İki dost karşılaştığında, birinin taşıdığı ağrı ve ağırlık diğerine de geçer. Çünkü aralarında bulunan akışkan bağ, sevginin de üzüntünün de sıkıntıların da sevinçlerin de birbirine geçmesini sağlar. Olumlu duyguların yanında olumsuz duyguların da geçmesi, bir açıdan insanın başkasının yüküyle de yüklenmesi anlamına gelir. Ağrı kadar ağır, acı kadar yaralayıcı ve zorluğu kadar zorlayıcı. Kendisine akan yükü anlayış, öngörü, sevgi ve destekle dönüştürebilen dost, mevcut sıkıntının ortasına da bir yarık açmış olur. Böylece sıkıntı, bir kalbe büyük görünse de iki kalbin karşısında zayıflayıp küçülecektir.

 

İnsan bir kalbi dost olarak gördüğünde, ona kendini yaprak yaprak, katman katman açar. Korunmaya gereksinim duyulmadan güvenin, sevginin ve beklentinin en yüksek raddede yaşandığı bu alan, aynı zamanda kırılmaya karşı da en hassas bırakılmış olan alandır.

 

Dostluğun gölge yanı ise işte bu kırgınlık alanıdır. Kişinin duygu dünyasında bir dosta karşı duyulan kırgınlık, bir arkadaşa duyulan kırgınlıktan daha şiddetli şekilde yaşanır. O yaprak yaprak açılan derinlik, kırgınlıkla kat kat kapanır sonra. Kapanır ve derinlere ulaşan sıcaklık soğuyarak yüzeye ve uzağa doğru itilir. Yakınlık, yabancılıkla yer değiştirir telafi edilemediğinde.

 

Aceleci davranan bir kırgın bakışın gözden kaçırdığı şey ise geçmişte emek üzerine emekle örülen yaşanmışlığın nasıl bir kaç kırgınlıkla yok sayılabileceğidir. Bunun cevabı ise kırgınlığın şiddetinde, kırgınlık üzerine sağlanan iyileştirici uzlaşıda, dostluğun köklerinde ve değişen hayat akışında saklıdır.

 

Dostluklar, büyük şeylerle olduğu kadar küçük ayrıntılarla da sınanır. Onu ayrıntılarla sınanabilir yapan şey, dostluğun iç dünyamızın en gizil alanlarından en açık alanlarına kadar heryerdeliğidir. Karşılıklı olarak yer edinen bu heryerdelik, kırgınlığa karşı hassasiyet ve yüksek beklenti; sanılanın aksine dostluğu arkadaşlığa oranla daha riskli bir zemine taşır. Sorumluluğu geniş bir zemindir bu. Yaşanan kırgınlıklar dolayısıyla dostluğun bitimine yaklaşmak, bir arkadaşlığın bitimine yaklaşmaktan daha keskin ve geri dönüşsüzdür. İşte bu yüzden bir dostun gücenik bakışını iyileştirmek, ancak çok daha büyük bir özen ve ilgiyle mümkündür. Elzemdir. Güçtür.