ARABULUCULUK İLE KAZAN KAZAN
bilgi@aydinarabuluculukmerkezi.com.tr

COVİD -19 Salgın Döneminde Tek Çözüm "ARABULUCULUK"

8 Haziran 2020, Pazartesi

     

Bilindiği üzere Koronavirüs sebebi ile virüsün yayılmasını engellemek ve vatandaşlarını korumak için hükümetler bir çok önlemler aldılar. Bunlardan biri de “ Yargı sürecine ara verilmesi “idi.

Yine bilindiği üzere 26.03.2020 tarihli Resmi gazetede yayınlanan 7226 sayılı kanun ile Covid -19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; Dava açma, icra takibi başlatma , başvuru, şikayet , itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler 13/03/ 2020 tarihinden ,15/06/2020 tarihine kadar durdurulmuş , duruşmalar tehir edilmiştir. İcra takipleri de aynı şekilde durdurulmuş , yeni icra takibi yapılması da engellenmiştir.

Yeni normale geçiş süreci ile birlikte kısıtlamaların kaldırılması ile adliyelerde 01/06/2020 tarihi itibariyle çalışma süreci kısmen başlamıştır.

“ Yargı sürecine ara verilmesi “ ile koronavirüs döneminde çıkan uyuşmazlıkların artmış olduğu düşünüldüğünde , yeni normalleşme sürecinde mahkemelerde yığılmalar artacak ve çözüme ulaşmak bir hayli uzun ve yıpratıcı olacaktır.

Hepimizin bildiği üzere ülkemizde alınan önlemler ve kısıtlamalar ekonomik , sosyal ve yargısal anlamda zor bir dönem yaşanmasına sebep olmuştur. Sosyal , ekonomik ve yargısal anlamda bir çok kısıtlama getirilmiştir.

Sokağa çıkma yasağı , seyahat kısıtlaması , eğitim/öğretime ara verilmesi , belli iş yerlerinin faaliyetlerinin tamamen veya kısmen durdurulması , işçi çıkarma yasağı , kira borcu için tahliye davası açılamaması gibi …

Ancak alınan bu tedbirlerin bir çoğunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı bir çok ekonomik ve hukuki aksaklıkların meydana gelmesine sebep olduğu düşünüldüğünde kısa vadeli olacağı Temmuz ayı itibariyle işçi çıkartılabileceği , uzun süre kapalı kalan işletmelerin açılması ve kira ödememe sebebi ile tahliye davalarının açılabileceği kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.

Pandemi sonrasında doğacak dava türleri de bu bağlamda aşağıdaki gibi olacaktır.

İşyeri kiraları , tahliye davaları

Bankacılık hizmetlerinden doğan her türlü kredi sözleşmeleri ,

İş sözleşmeleri ,

İşçi işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanan davalar

Eğitim/Öğretim kısıtlamasından kaynaklı , özel okullarla yapılan sözleşmelere ilişkin davalar

Her türlü alım satımdan kaynaklanan satış sözleşmelerine ilişkin davalar

Tüketici Hukukundan kaynaklı davalar

Sağlık Hukukuna ilişkin davalar

Seyahat Sözleşmelerinin iptali

Yukarıda bahsettiğim alanlarda ve daha bir çok alanda ülkemizde ve tüm dünyada bir çok uyuşmazlık yaşanacak ve çözümü için mahkemelerde bir çok davalar açılacaktır. Ülkemizde mevcut durumda mahkemelere intikal eden dava sayısının zaten çok fazla olduğu pandemi sonrası doğan uyuşmazlıkların da eklendiği düşünüldüğünde yargı yükünün oldukça artacağı çok açıktır.

Bu nedenledir ki ; mahkemelerdeki yığılmaların önüne geçmek daha ekonomik , daha hızlı , uyuşmazlığın her iki tarafını Kazan – Kazan ilkesi çerçevesinde memnun eden uyuşmazlık çözüm yöntemi olan Arabuluculuk ilk tercih edilen ve en avantajlı yol olacaktır.

Arabuluculuk yönteminin salgın sürecinde kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar başta olmak üzere , pandemi önlemlerinden etkilenen tüm sözleşmesel uyuşmazlıklara sağlayacağı faydaları ise şöyle sıralamaya çalışacağım;

Arabuluculukta kararın tarafların elinde olması,

Arabuluculuğun niteliği gereği daha hızlı ve daha az maliyetli oluşu,

Arabuluculuğun ticari faaliyet ve ilişkileri sürdürülebilir kılması ,

Arabuluculuğun gizlilik prensibi gereği taraflara daha özgür bir alan sağlaması

Arabuluculuk yolu bu uyuşmazlıkların yargı yolundan daha kısa sürede çözüme ulaşmasını sağlar.Ayrıca bu süreç boyunca anlaşılamadığı takdirde de tüm zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durduğundan , iki taraf da hak kaybına uğramayacaktır. Arabuluculuk süreci , yargılama olmadığından dava harcı, keşif ve bilirkişi masrafları, tebligat masrafları,gider avansı, icra harçları, icra masrafları , tahliye, yeddi emin ücreti, nakliye gibi giderler söz konusu olmamaktadır.

Uyuşmazlığın ekonomik bir şekilde çözülecek olması bu uyuşmazlıklarla birlikte salgının getirdiği diğer ekonomik sorunlarla baş etmeye çalışan tarafların çözüm sürecinde en sağlıklı en hızlı şekilde yol almasını sağlayacaktır.

Yukarıdaki açıklamalarım ışığında , “Covid -19 Salgın Dönemindeki Uyuşmazlıkların Arabuluculuk Yolu İle Çözümlenmesinin pek çok avantajı bulunmaktadır.

Kurucu ortağı olduğum ve alanında uzmanlaşmış olan diğer arabulucu ortaklarımla birlikte Aydın Arabuluculuk Merkezi olarak ; Uyuşmazlığın taraflarını arabuluculuk ile buluşturarak uyuşmazlığı en kısa sürede çözüme kavuşturmaya çalışarak iş dünyasını pandemi sonrası oluşan yeni düzene hazırlamış olacağız.

Sağlıklı günlerde görüşmek dileğiyle Sevgiyle kalın ….

Avukat Arabulucu Senem Bircan

Aydın Arabuluculuk Merkezi