Numeroloji 2021 için ne diyor?

22 Ocak 2021, Cuma 10:10

     


Numeroloji Uzmanı Nadide Duygu Özsakallı, “2020 bize toplamda dört hanesini yaşattı aslında. Dört, toplamda o dördün enerjisi bize daralmayı, sadeleşmeyi, içe dönmeyi biraz daha kapanmayı ve dışarıdan bakmayı getirecekti. 2021’de Türkiye sayısal haritası analizinde 8 sayısını veriyor. 2021’de Türkiye sekiz rakamını taşıdığı için sekiz bolluk berekettir aslında. Bir yerlerde sorumluluk ve güçtür” dedi.

Numeroloji Uzmanı Nadide Duygu Özsakallı, tvDEN ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Gazeteci Emin Aydın’ın hazırlayıp sunduğu Emin Aydın’la Baş Başa’nın konuğu oldu. Özsakallı, 2020’nin sayısal enerji anlamında insanları sarsarak içe doğru dönmeye ve sadeleşmeye yönlendirdiğini belirtti.

“SAYILAR BELİRLEYİCİ BİR ROLE SAHİP”

Numeroloji hakkında bilgi veren Özsakallı, “Numeroloji isim, soy isim ve doğum tarihiyle ilgili yapmış olduğumuz bir çalışma. Bu çalışmada kişinin benlik imajı, görünümü, iş hanesi, hayattaki dengesi, huzurlu hissettiği alanlar güçlü hissetmiş olduğu alanlar. Yani bir günde kendisini nasıl hissediyor, hangi enerji alanlarını çalıştırıyor, kişisel çalışmalarda buna bakıyoruz biz. Tabi bunun genel olarak Türkiye çalışması, genel enerjiler ve dünyanın gidişatı gibi bununla alakalı yapılan çalışmalardır. Sayıların ve harflerin bize etkileri bunun insan kaynaklarında ya da bireysel hayatımıza nasıl yansıdığıyla ilgili danışmanlık veriyorum. Tükettiğimiz her ürünün bir kalorisi var. Boğazımızdan geçen en küçük bir yiyeceğin dahi kalorisi var. Harfler ve taşıdığımız sayılar ile gün içinde fark etmeden farkındalıklar yaşıyoruz. Bunları fark edebilen ve fark edemeyen olmak üzere iki gruba ayrılıyoruz” dedi.

“MARKALARDA SAYILAR, ÇOCUKLARDA İSE İSİM ÇOK ÖNEMLİ”

Markalarda sayıların çocuklarda ise isimlerin önemli olduğunu dile getiren Özsakallı, “Marka çalışmaları yapıyoruz, iş yeri kuracak kişilerle hangi iş aslında hangi sayıyla özleşiyor buna bakıyoruz. Örneğin bir kafe ya da lojistik bir iş yapmak istiyorsunuz, burada iki kulvarı çok iyi bilir. İki sayısı bize her zaman sunum yapma ve gösterme enerjisi verir. Marka bunu yoğun olarak taşıyorsa marka bu alanda çok başarılı olur. Giyim sektöründe ayrı, tıp alanında ayrı, sağlık sektöründe de dokuz sayısını görmek isteriz. Kişilerde de aynı şekilde özellikle doğmadan önce bebek isimleri üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Bebek isimlerinde de yine hatırlatmak isterim, aile büyüklerinden birinin içine doğan isim bizim için öncelikli isimlerdir. Bizim kullanmış olduğumuz sistem 6 bin yıllık geçmişi olan ve Pisagor’un da kullandığı bir sistem. Sadece yaptığımız şu, her Numeroloji Uzmanı ya da Numerolog arkadaşım farklı şekilde yorumlayabilir, yorum burada çok önemli. Taşıdığınız sayı ya da açık olan blokajları kimisi titreşim olarak yorumluyor kimisi enerji çalışması olarak yorumluyor. İsim ve soy isim ve sizin doğum tarihiyle aldığınız rakamlar çok önemli. Yani doğum tarihindeki rakamlar ile isim ve soy isimle beslenemiyorsanız orada bir açık var, ya da ‘Her zaman aynı şeyleri yaşıyorum, aynı kişilerle aynı döngü içerisindeyim’ diyoruz. Burada bu döngüyü fark etmek çok önemli. Bu bir fal, astroloji ve öngörü gibi değil, kişiler buna yol haritası gibi bakabilir” dedi.

“2020 BİZİ SARSARAK SADELEŞMEYE VE İÇE DÖNMEYE GÖTÜRDÜ”

2020 yılının sadeleşmeyi ve içe kapanmayı beraberinde getirdiğini söyleyen Özsakallı, “2020 bize toplamda dört hanesini yaşattı aslında. Dört toplamda o dördün enerjisi bize daralmayı, sadeleşmeyi, içe dönmeyi biraz daha kapanmayı ve dışarıdan bakmayı getirecekti. Bunu bizi sarsarak getirecekti. Depremler, doğal afetler, savaş ya da farklı bir takım bir şeylerle bize o sadeleşmeyi getirecekti. Çünkü bizler 2019 yılından çıktığımızda sosyal olarak çok fazla hayatın anlamını ve manasını unutmuş bir toplum olmaya doğru gidiyorduk. Burada 2020 bizi öyle bir virüsle sarstı, bu virüs o daralma dediğimiz sadeleşme dediğimiz içe dönme dediğimiz tarafa götürdü. 2020’de insanların hiç alışkın olmadığı beklemediği bir şey oldu. Doğa burada müdahale ederek bundan sonraki sürecin böyle devam etmeyeceğini ve farklı dediğimiz zamanı yaşamaya başladık aslında. 2019’dan çıkıp pat diye 2020’nin ortasına düşemezdik. Bizi önce dörtle sarsacaktı, içe döndürecekti, sadeleştirecekti kısacası bir şeyleri fark etmemizi sağlayacaktı. Burada ailem, yakın arkadaşlarım, komşum varmış gibi unuttuğumuz birçok şeyi fark ettik. Geleneklerimizi göreneklerimizi ve öğretilerimizi hatırlamaya başladık” diye konuştu.

“DUYULAN İSMİN ENERJİSİ YOĞUN OLARAK YAŞANIR”

Özsakallı, “Kişi evlendikten sona aldığı soy ismi eğer kullanabiliyorsa ve devam ettiği soy isimde ana hanesi değişmiyorsa orada çok fazla alan değişikliği olmuyor. Eğer kendi kızlık soyadını bıraktıysa ve orada örneğin çok kısa bir soy isimle devam ettiyse kendi kızlık soy isminde üçüncü alanını bıraktıysa bu daha çok evlendikten sonra sessizleşen kadınlardır. Evlendikten sonra soy isimle beraber ana kulvarı iki veren bir kadınsa evlendiğinde bir vermeye başladığında evin patronu söz sahibi olmak ister. Burada erkek tarafı ise ‘ne oldu benim eşime, evlendikten sonra çok değişti‘ gibi sorular gelmeye başlar aslında. Bu kadar konuşabilen kendisini ifade edebilen dişilik enerjisi yüksek olan bir kadın evlendikten sonra daha yönetimci daha evine düşkün ya da daha özgürlükçü olabilir. Kadınlar kızlık soyadlarını bıraksalar da bırakmasalar da duyulan ismin enerjisini yoğun olarak yaşarlar. Eksik olan ise bilinçaltında var olan isimdir. Yani ‘Ben bir şeyi hissediyorum, biliyorum aslında ben böyleyim ama bunu ortaya çıkaramıyorum’ dediğiniz de bir bakıyorsunuz aslında kişinin bir ismi daha olduğunu anlıyorsunuz ve bunu kullanmıyor” dedi.

“2021 BİZE BEŞ HANESİNİ VERİYOR”

2021’in beş hanesini verdiğini ve yeniliklere olanak tanıdığını vurgulayan Özsakallı, “2020’de dört enerjisinden sonra bizi bu kadar daraltan, içe döndüren, kendimize getiren sayıdan sonra 2021 bize beş hanesi veriyor. Şimdi beş yenilikçidir bir kere. Beş hanesi ve enerjisiyle biraz daha yenilikçi olmak biraz daha kendimizi bu yeniliklere hazırlamak biraz daha kabule geçişe olanak tanıyor. Bu kabule geçiş yenilikte gelen şeyleri kabul etmektir aslında. 2021’de Türkiye sayısal haritası analizinde 8 sayısını veriyor. 2021’de Türkiye sekiz rakamını taşıdığı için sekiz bolluk berekettir aslında. Bir yerlerde sorumluluk ve güçtür. Finansta ve ekonomide çok iyi gördüğümüz ve olumlu enerjiyi kullanırsa gerçekten çok yukarılara taşınabilecek bir sayıdır sekiz sayısı. Türkiye’nin kendi sayısal çalışmasını yaptığımızda sekiz hanesini 2021’de beş ile birleştirebilirse Türkiye, o zaman farklı bir yere gideceğiz. Körü körüne maddiyatçılığı, tanınma hırsı ve körü körüne daha agresifleşme hali vardır sekiz sayısının negatifin de. Eğer bunu bu şekilde kullanırsa beşteki iletişime yansıyacaktır ve negatife geçecektir sayı ama neden pozitif de kullanmayalım diyorum ben. Bireysel hayatlarımızda sekizin içerisinde beşi yaşayacağız aslında, bu turizmde ve uluslararası gelişmeler bağlamında Türkiye özelinde bizim enerji alanımızda çok olumlu görünüyor” dedi.

“ROBOTLARIN VE MAKİNALARIN YAPAMADIKLARINI FARK EDEREK BU BOŞLUĞU DOLDURMAMIZ GEREKİYOR”

Robotlaşmanın önümüzdeki süreçte artacağını söyleyen Özsakallı, “Önümüzdeki süreçte çok farklı alanlara sektörlere ve meslek gruplarına denk gelmeye başlayacağız. Önümüzdeki 10 yılda bizi bekleyen robotlar ve makinalar var. Bu robotlar ve manikalara geçiş sürecinde bizim çok farkında ve kendimizde olmamız gerekiyor. Yani artık robotların ve makinaların yapmadığı şeyleri fark edip buraları yakalamamız gerekiyor. Eğer yeni bir sektör ya da iş alanı arıyorsak. Yeni bir marka ya da iş girişiminde bulunmak istiyorsak, bu robotların ve makinaların olduğu yerde neyi yapamaz benim yerimi dolduramaza gelecek soruların hepsi. Duygular çok ön planda olacak, çünkü robotların ve bu makinaların bir duyguları yok. Sadece yüklediğiniz şeyleri size tekrarlayacaklar” ifadelerini kullandı. (AYHAN BOĞATARAN)


HABER VİDEOLARI






 
Son Eklenen Haberler